HMK değişikliği

7589 Sayılı Kanun Sonrası Kısmi Dava Uygulaması – Dava Dilekçesinde Hataları Önleyecek Altı Kritik Nokta

A) GENEL DEĞERLENDİRME

1. Belirsiz Alacak Davası Uygulamasının Son Bulması

      HMK m. 107 hükmünün yürürlükten kaldırılması ve HMK m. 109’a eklenen dördüncü fıkra düzenlemesiyle birlikte hukukumuzda belirsiz alacak davası uygulaması son bulmuştur. Yeni dönemde, bölünebilir alacakların dava konusu edilmesinde kısmi dava yegâne ve temel usul hukuku kurumu haline gelmiştir.

      2. Zamanaşımı Güvencesi ve Faiz Başlangıcı Ayrımı

        HMK m. 109/4 hükmü uyarınca; kısmi davada tahkikatın sona ermesine kadar, bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talep artırımı yapılması mümkün kılınmıştır. Bu artırım kapsamında zamanaşımının bizzat ilk dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacağı yasal güvenceye kavuşturulmuştur. Böylece, “kısmi davada saklı tutulan bakiye kısım için zamanaşımının işlemeye devam ettiği ve artırılan kısım yönünden zamanaşımının ancak ıslah/artırım tarihinde kesileceği” yönündeki eski ve katı içtihat yaklaşımı geçerliliğini yitirmiştir. Dolayısıyla davalının bu aşamada ileri süreceği klasik kısmi dava zamanaşımı def’ileri yasal düzenleme karşısında hükümsüz kalacaktır.

        Ancak artırılan kısım bakımından zamanaşımının geriye yürüyerek ilk dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılmasına ilişkin bu koruma, maddi hukuktaki borçlu temerrüdünü (TBK m. 117) geriye yürütmemektedir. Davalı borçlu dava açılmadan önce usulüne uygun bir ihtarname ile temerrüde düşürülmemişse; talep edilen ilk kısmi miktar için temerrüt dava tarihinde, sonradan artırılan bakiye kısım için ise ancak talep artırım dilekçesinin sunulduğu tarihte gerçekleşmiş olur. Dolayısıyla zamanaşımının geriye yürümesi, faizin de otomatik olarak dava tarihine geriye yürüyeceği anlamına gelmemektedir.

        Ayrıca dava dilekçesindeki talep sonucunun açık ve net olması (HMK m. 119/1-ğ), objektif dava yığılmasında kalem bazlı ayrım zorunluluğu gibi usul ve maddi hukuk kuralları varlığını aynen korumaktadır. Bu sebeple açılacak davalarda hak kaybı yaşanmaması için dilekçelerin kurgusunda azami özen gösterilmelidir. Birden fazla alacak kaleminin (sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri gibi) tek dilekçede toplu bir meblağ belirtilerek kısmi dava konusu yapılması durumunda, her bir alacak kalemi için ayrı ayrı kısmi miktar belirtilmelidir. Aksi halde dava dilekçesi HMK m. 119/1-ğ ve m. 119/2 kapsamında usulen sakatlanmış olur.

        Her bir alacak kalemi için ayrı ayrı kısmi miktar belirtilmeksizin açılan davalarda, mahkemelerin HMK m. 119/2 uyarınca davacıya bir haftalık kesin süre vererek kalem bazlı dağılımı açıklattırması gerekir. Dava dilekçesindeki bu belirsizlik giderilmeden sonradan verilen talep artırım dilekçeleri de sakat olacağından ve taleple bağlılık ilkesi tekil kalemler üzerinden denetlendiğinden, yerel mahkeme hükmünün üst mahkemelerce bozulması tehlikesi ortaya çıkacaktır.

        B. DAVA DİLEKÇESİNDE HATALARI ÖNLEYECEK ALTI KRİTİK NOKTA

        1. Dilekçe Başlığında ve Talep Sonucunda Kısmi Dava İradesini Belirtin

          Her ne kadar HMK m. 109/2 uyarınca, dava dilekçesinde bakiye hakların saklı tutulduğunun açıkça belirtilmemiş olması feragat sayılmayacaksa da; davalının örtülü feragat veya taleple bağlılık itirazlarının yargılamayı uzatmasını engellemek adına dava dilekçesinin talep sonucu kısmında açıkça, “Fazlaya ve fer’î alacaklara ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik kısmi dava olarak…” ibaresine yer verilmelidir (HMK m. 109/1, m. 119/1-ğ).

          2. Objektif Dava Yığılmasında Kalem Bazlı Dağılım Yapın

          Birden fazla alacak kalemi talep ediliyorsa (sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri vb.) toplam tek bir kısmi miktar belirtmek yerine, her bir alacak kalemi için dava edilen asgari kısmi tutar ayrı ayrı gösterilmelidir. Zira objektif dava yığılması kuralları çerçevesinde birden fazla alacak kaleminin aynı davada ileri sürüldüğü hallerde HMK m. 119/1-ğ) bendi, talep sonucunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olmasını emretmektedir.

          HMK m. 26’da düzenlenen taleple bağlılık ilkesi, mahkemenin yalnızca nihai toplam meblağ ile değil, bu meblağı oluşturan her bir münferit alacak kaleminin üst sınırı ile de bağlı olmasını gerektirir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 26 Şubat 2020 tarihli, E. 2017/690, K. 2020/235 sayılı kararında da mahkemenin reddettiği ve kabul ettiği kalemleri ayrıştırmadan külli bir kabul hükmü kurmasının HMK m. 297’ye aykırı olduğu belirtilerek, “mahkeme davacının talep ettiğinden fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyecektir” kuralı önemle teyit edilmiştir.

          3. Faiz Başlangıçlarını ve Türlerini Kademelendirin

          Davalı borçlu dava öncesinde noter ihtarnamesi veya usulüne uygun başka bir vasıtayla temerrüde düşürülmüşse, hem ilk kısmi talep hem de bakiye talep için ihtardaki temerrüt tarihini esas alın (HGK, T. 05.03.2003, E.2003/76, K.2003/126).

          Dava öncesi temerrüt söz konusu değilse; dava dilekçesindeki ilk kısmi tutar için “dava tarihinden”, sonradan sunulacak talep artırım dilekçesindeki bakiye miktar için ise “talep artırım tarihinden” itibaren faiz talep edilmelidir (Yrg. 9 HD, T. 28.10.2020, E. 2017/17850, K. 2020/14018).

          Alacak türüne göre uygulanacak faiz türü (kanuni faiz, en yüksek banka mevduat faizi, ticari temerrüt faizi vb.) her bir alacak kalemi için ayrı ayrı ve açıkça belirtilmelidir (Yrg. 9 HD, T. 18.03.2019, E. 2015/34130, K. 2019/5978).

          4. Bilirkişi Raporu Sunulmadan Talep Artırım Hakkını Kullanmayın

          HMK m. 109/4 gereğince alacak aynı davada yalnızca bir defaya mahsus artırılabileceğinden, bilirkişi raporu sunulmadan ve rapora karşı itiraz süreleri tükenmeden talep artırımı yapılmamalıdır. Ayrıca talep artırım dilekçesinde, artırılan kalemlerin bakiye faizlerinin talep edilmesi kesinlikle unutulmamalıdır (HMK m. 109/4, HMK m. 26). Talep artırım dilekçesinde artırılan bakiye anapara için faiz talep edilmezse, mahkemece re’sen faize hükmedilemeyecektir.

          5. Miktar Artırımını Islah Yoluyla Değil, HMK m. 109/4 Uyarınca Bedel Artırım Yoluyla Yapın

          Yeni hükümle getirilen zamanaşımına ilişkin yasal avantajlar konusunda tereddüt ve hak kaybı oluşmaması adına, dilekçelerde “ıslah” etme anlamına gelecek veya bu kurumu çağrıştıracak ifadeler kullanmaktan özenle kaçınılmalı; talebin HMK m. 109/4 kapsamındaki yasal bedel artırımı olduğu net bir şekilde vurgulanmalıdır.

          6. Örnek Bir Talep ve Sonuç (Netice-i Talep)

          NETİCE-İ TALEP: Yukarıda arz ve izah olunan ve Sayın Mahkemece re’sen gözetilecek nedenlerle;

          1. Fazlaya ve fer’î haklarımıza ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, HMK m. 109 uyarınca ikame edilen KISMİ DAVAMIZIN KABULÜNE,

          2. Dava dilekçesinde kalem bazında ayrıştırılmış olan toplam [TUTAR] TL asgari kısmi alacağımızın (dava öncesi temerrüt ihtarı bulunan kalemler yönünden temerrüt tarihinden, diğer kalemler yönünden ise dava tarihinden itibaren) işleyecek [FAİZ TÜRÜ] faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,

          3. Tahkikat aşamasında bilirkişi raporu ile netleşecek bakiye alacak tutarının HMK m. 109/4 uyarınca talep artırımı yoluyla artırılarak, artırım tarihinden itibaren işleyecek [FAİZ TÜRÜ] faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,

          4. Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini bilvekale saygılarımızla arz ve talep ederiz.

            İşten Çıkış Kodunun Düzeltilmesi Davasında Husumet Kime Yöneltilir? Yargıtay Kararı

            Yargıtay 9. Hukuk Dairesi         2023/2724 E.  ,  2023/5948 K.
            MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

            Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

            Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

            Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

            I. DAVA
            Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı … AŞ’ye (Securitas Şirketi) ait işyerinde çalışmakta iken noter aracılığıyla ihtar göndererek … sözleşmesini … taraflı olarak feshettiğini, ancak işten çıkış bildirgesinin 29 kod ile bildirilmesi nedeniyle hiçbir yerde … bulamadığını belirterek mağduriyetinin telafi edilmesini, maddi ve manevi tazminat hakkının saklı kalması kaydıyla … çıkış kodunun değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

            II. CEVAP
            1. Davalı … vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının … sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle ve haklı nedenle feshedilerek, işten ayrılış nedeninin de Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bu şekilde bildirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

            2. Davalı SGK Başkanlığı vekili; derdestlik, husumet, hak düşürücü süre ve yetki itirazı ile zamanaşımı def’inde bulunmuş, Kurumlarının işlemlerinin yasal mevzuat gereği yapılmış olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlık nedeni ile Kuruma usulüne uygun bir başvuru olup olmadığının resen araştırılarak başvuru olmaması hâlinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

            III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
            İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … 3. … Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2013/581 Esas, 2016/246 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden davacı … … tarafından içlerinde işbu davanın davalısı Securitas Şirketinin de bulunduğu davalılar aleyhine açılan işçilik alacağı davasında, davacının davalı işveren bünyesinde 27.04.2011 – 14.08.2013 tarihleri arasında çalıştığı, … sözleşmesinin davacı tarafından noterden keşide edilen ihtarname ile fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshedildiği, bu hususunun aksinin davalı işverence ispatlanamadığından, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı anılan kararın gerekçesinde belirtilerek davacının kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alındığı ve söz konusu dosyada verilen kararın Dairemizin 15…..2020 tarihli ve 2017/15740 Esas, 2020/5582 Karar sayılı ilâmı ile onandığı ve böylece davacının … sözleşmesinin haklı nedenle kendisi tarafından feshedildiği hususunun kesinleşmiş olduğunun anlaşıldığı, bu durumda işten çıkış kodunun 25 olduğunun açık olduğu, hâl böyle iken işveren tarafından SGK’ya bildirilen sigortalı işten ayrılış bildirgesinde sigortalının işten ayrılış nedeni olarak gösterilen 29 kodunun gerçeğe uygun olmadığı, davacının işten ayrılış kodunun 25 olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

            IV. İSTİNAF
            A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
            İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

            B. İstinaf Sebepleri
            1. Davalı … vekili istinaf başvurusunda; davacının … sözleşmesinin devamsızlık yapması neticesinde haklı nedenle feshedildiğini, SGK’ya gerekli bildirimlerin bu doğrultuda yapılmış olup işten ayrılış bildirgesinin davalı Kurumca düzenlendiğini, davacının işten ayrılış kodunun değiştirilmesi yönündeki kararın hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.

            2. Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda; Kurum işlemlerinin yasal mevzuat gereği yapılmış olup herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlık nedeni ile Kuruma usulüne uygun bir başvuru olup olmadığının resen araştırılarak başvuru olmaması hâlinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, işten ayrılma kodu bildirim işleminin haksız olduğunun tespiti ve iptaline ilişkin davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

            C. Gerekçe ve Sonuç
            Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

            V. TEMYİZ
            A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
            Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

            B. Temyiz Sebepleri
            1. Davalı … vekili temyiz başvurusunda; istinaf başvurusundaki sebepleri tekrar etmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

            2. Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz başvurusunda; istinaf başvurusundaki sebepleri tekrar etmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

            C. Gerekçe
            1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
            Uyuşmazlık, işten ayrılış bildirgesindeki ayrılış kodunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkindir.

            2. İlgili Hukuk
            1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 … maddesi.

            3. Değerlendirme
            1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı … vekilinin tüm, davalı SGK vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

            2. Belirtmek gerekir ki işten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarının yasal muhatabı işveren olup SGK’ya husumet yöneltilmesi doğru değildir. Davalı SGK’ya yönelik açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.

            VI. KARAR
            Açıklanan sebeplerle;
            1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

            2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

            Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı … Şirketine iadesine,

            Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

            24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

            2025 Yılı Çalışma İstatistikleri

            Asgari Ücret

            ASGARİ ÜCRETİN NETİNİN HESABI (TL / AY)

            ASGARİ ÜCRETSGK PRİMİ% 14İŞSİZLİK SİG. PRİMİ % 1KESİNTİLER TOPLAMINET ASGARİ ÜCRET
            26.005,503.640,77260,063.900,8322.104,67

            İŞVERENE MALİYETİ (TL / AY)

            ASGARİ ÜCRETSGK PRİMİ% 15.75 (İşveren Payı) (*)İŞVEREN İŞSİZLİK SİGORTA PRİMİ % 2İŞVERENE TOPLAM MALİYET
            26.005,504.095,87520,1130.621,48

            Kıdem Tazminatı Tavan Miktarı

            01.01.2025 – 30.06.2025 = 46.655,43 – ₺

            01.07.2025 – 31.12.2025 = 53.919,68 – ₺

            asgri-ucret-2024

            2024 Yılı Çalışma İstatistikleri

            ASGARİ ÜCRET

            01/01/2024 – 31/12/2024 tarihleri arasında geçerli Asgari Ücret

            ASGARİ ÜCRETİN NETİNİN HESABI (TL / AY)

             

            ASGARİ ÜCRET 20,002.50
            SGK PRİMİ% 14 2,800.35
            İŞSİZLİK SİG. PRİMİ % 1 200.03
            KESİNTİLER TOPLAMI 3,000.38
            NET ASGARİ ÜCRET 17,002.12

            İŞVERENE MALİYETİ (TL / AY)

            ASGARİ ÜCRET 20,002.50
            SGK PRİMİ% 15.5 (İşveren Payı) (*) 3,100.39
            İŞVEREN İŞSİZLİK SİGORTA PRİMİ % 2 400.05
            İŞVERENE TOPLAM MALİYET 23,502.94

             

            Kaynak: https://www.csgb.gov.tr/asgari-ucret/

             

            2024 yılı KIDEM TAZMİNATI TAVAN MİKTARLARI

            1475 Sayılı İş Kanununun 14 üncü Maddesinin 2762 Sayılı Kanunla değişik 13 üncü Fıkrası gereğince; bu Kanuna tabi işçilerin kıdem tazminatlarının yıllık miktarı en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçememektedir.

            12.9.1980 – 31.12 1982 döneminde ise 2320 Sayılı Kanunun 1 inci maddesi gereğince kıdem tazminatının yıllık miktarı 30 günlük asgari ücretin 7.5 katından fazla olamamaktaydı.

            Halen Devlet Memurlarına bir hizmet yılı için ödenmekte olan emeklilik ikramiyesinin hesabında aşağıda belirtilen ödemelerin toplamı esas alınmaktadır :

            1 – Aylık Gösterge X Aylık katsayısı

            2 – Ek Gösterge X Aylık katsayısı

            3 – Kıdem Aylığı Toplam Göstergesi X Aylık katsayısı

            4 – Taban Aylık Göstergesi X Taban Aylık katsayısı

            5 – En yüksek devlet memuru aylığının (Ek Gösterge Dahil) brüt tutarının her devlet memurunun kendi ek göstergesine göre farklılık gösteren oranına tekabül eden miktar

            Not:
            5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga ek 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan gruplar ve oranlar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

            -Ek göstergesi 8.400 ve daha yüksek olanlarda %255’ine,
            -Ek göstergesi 7.600 (dahil) – 8.400 (hariç) arasında olanlarda %215’ine,
            -Ek göstergesi 6.400 (dahil) – 7.600 (hariç) arasında olanlarda % 195’ine,
            -Ek göstergesi 4.800 (dahil) – 6.400 (hariç) arasında olanlarda %165’ine,
            -Ek göstergesi 3.600 (dahil) – 4.800 (hariç) arasında olanlarda %145’ine,
            -Ek göstergesi 2.200 (dahil) – 3.600 (hariç) arasında olanlarda %85’ine,
            -Diğerlerinde %55’ine,
            oranı uygulanacaktır.
            Bu itibarla en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen emeklilik ikramiyesi aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır ;

             

            01.07.2024 tarihi itibariyle:
            1 – Aylık Göstergesi: 1500, Aylık Katsayısı: 0,907796
            1500 x 0,907796 = 1.361,69
            2- Ek Göstergesi: 8000, Aylık Katsayısı: 0,907796
            8000 x 0,907796 = 7.262,37
            3- Kıdem Aylığı Toplam Göstergesi: 500, Aylık Katsayısı: 0,907796
            500 x 0,907796 = 453,90
            4- Taban Aylığı Göstergesi: 1000, Taban Aylık Katsayısı:
            1000 x 14,208727 = 14.208,73
            5- (Aylık Gösterge + Ek Gösterge) X Aylık Katsayısı X 2,15 (% 215)
            1500 + 8000 = 9.500,000
            9500 x 0,907796 = 8.624,06
            8.624,062 x 2,15 (% 215) = 18.541,73
            = 1.361,694 7.262,368 453,898 14.208,727 18.541,733
            = 41.828,42₺

            Yıllara Göre Kıdem Tazminatı Tavan Miktarları

            YÜRÜRLÜK TARİHLERİ MİKTAR (TL/YIL )
            12.09.1980  –  30.04.1981 40.500
            01.05.1981  –  31.12.1982 75.000
            01.01.1983  –  31.12.1983 77.500
            01.01.1984  –  30.06.1984 81.250
            01.07.1984  –  31.12.1984 82.820
            01.01.1985  –  30.06.1985 140.300
            01.07.1985  –  31.12.1985 149.450
            01.01.1986  –  30.06.1986 201.600
            01.07.1986  –  31.12.1986 223.200
            01.01.1987  –  30.06.1987 310.200
            01.07.1987  –  31.12.1987 329.000
            01.01.1988  –  30.06.1988 394.800
            01.07.1988  –  31.12.1988 470.000
            01.01.1989  –  14.04.1989 601.600
            15.04.1989  –  30.06.1989 614.400
            01.07.1989  –  14.07.1989 1.049.250
            15.07.1989  –  31.12.1989 1.192.750
            01.01.1990  –  30.06.1990 1.568.000
            01.07.1990  –  31.12.1990 1.969.500
            01.01.1991  –  30.06.1991 2.489.600
            01.07.1991  –  14.07.1991 3.323.500
            15.07.1991  –  31.12.1991 3.385.188
            01.01.1992  –  14.01.1992 4.523.225
            15.01.1992  –  30.06.1992 4.663.389
            01.07.1992  –  31.12.1992 5.917.293
            01.01.1993  –  30.06.1993 7.701.460
            01.07.1993  –  14.07.1993 8.687.965
            15.07.1993  –  30.09.1993 8.878.345
            01.10.1993  –  31.12.1993 9.996.580
            01.01.1994  –  31.03.1994 11.805.500
            01.04.1994  –  30.06.1994 13.267.500
            01.07.1994  –  30.09.1994 13.622.500
            01.10.1994  –  31.12.1994 14.272.500
            01.01.1995  –  31.03.1995 16.726.300
            01.04.1995  –  14.04.1995 18.020.125
            15.04.1995  –  14.11.1995 19.765.750
            15.11.1995  –  31.12.1995 31.311.650
            01.01.1996  –  30.06.1996 35.176.250
            01.07.1996  –  31.12.1996 53.312.500
            01.01.1997  –  30.06.1997 77.219.375
            01.07.1997  –  31.12.1997 104.734.375
            01.01.1998  –  30.06.1998 149.990.000
            01.07.1998  –  30.09.1998 181.685.000
            01.10.1998  –  31.12.1998 200.625.000
            01.01.1999  –  30.06.1999 286.341.250
            01.07.1999  –  31.12.1999 345.200.000
            01.01.2000 – 14.06.2000 488.990.000
            15.06.2000 – 30.06.2000 506.740.000
            01.07.2000 – 14.12.2000 558.440.000
            15.12.2000 – 31.12.2000 587.720.000
            01.01.2001 – 14.04.2001 646.560.000
            15.04.2001 – 14.05.2001 663.000.000
            15.05.2001 – 14.06.2001 730.700.000
            15.06.2001 – 30.06.2001 768.100.000
            01.07.2001 – 15.09.2001 807.500.000
            15.09.2001 – 14.10.2001 835.950.000
            15.10.2001 – 14.11.2001 884.830.000
            15.11.2001 – 14.12.2001 938.330.000
            15.12.2001 – 31.12.2001 978.020.000
            01.01.2002 – 14.05.2002 1.076.400.000
            15.05.2002 – 30.06.2002 1.103.540.000
            01.07.2002 – 30.09.2002 1.160.150.000
            01.10.2002 – 31.12.2002 1.260.150.000
            01.01.2003 – 01.07.2003 1.323.950.000
            01.07.2003 – 31.12.2003 1.389.950.000
            01.01.2004 – 30.06.2004 1.485.430.000
            01.07.2004 – 31.12.2004 1.574.740.000
            01.01.2005 – 30.06.2005 1.648,90 YTL
            01.07.2005 – 31.12.2005 1.727,15  YTL
            01.01.2006 – 30.06.2006 1.770,62 YTL
            01.07.2006 – 31.12.2006 1.857,44 YTL
            01.01.2007 – 30.06.2007 1.960,69 YTL
            01.07.2007 – 31.12.2007 2.030,19 YTL
            01.01.2008 – 30.06.2008 2.087,92 YTL
            01.07.2008 – 31.12.2008 2.173,19 YTL
            01.01.2009 – 30.06.2009 2.260,05 ₺
            01.07.2009 – 31.12.2009 2.365,16 ₺
            01.01.2010 – 30.06.2010 2.427,04 ₺
            01.07.2010 – 31.12.2010 2.517,01 ₺
            01.01.2011 – 30.06.2011 2.623,23 ₺
            01.07.2011 – 31.12.2011 2.731,85 ₺
            01.01.2012 – 30.06.2012 2.917,27 ₺
            01.07.2012 – 31.12.2012 3.033,98 ₺
            01.01.2013 – 30.06.2013 3.129,25 ₺
            01.07.2013 – 31.12.2013 3.254,44 ₺
            01.01.2014 – 30.06.2014 3.438,22 ₺
            01.07.2014 – 31.12.2014 3.438,22 ₺
            01.01.2015 – 30.06.2015 3.541,37 ₺
            01.07.2015 – 31.08.2015 3.709,98 ₺
            01.09.2015 – 31.12.2015 3.828,37 ₺
            01.01.2016 – 30.06.2016 4.092,53 ₺
            01.07.2016 – 31.12.2016 4.297,21 ₺
            01.01.2017 – 30.06.2017 4.426,16 ₺
            01.07.2017 – 31.12.2017 4.732,48 ₺
            01.01.2018 – 30.06.2018 5.001,76 ₺
            01.07.2018 – 31.12.2018 5.434,42 ₺
            01.01.2019 – 30.06.2019 6.017,60 ₺
            01.07.2019 – 31.12.2019 6.379,86 ₺
            01.01.2020 – 30.06.2020 6.730,15 ₺
            01.07.2020 – 31.12.2020 7.117,17 ₺
            01.01.2021 – 30.06.2021 7.638,96 ₺
            01.07.2021 – 31.12.2021 8.284,51 ₺
            01.01.2022 – 30.06.2022 10.848,59 ₺
            01.07.2022 – 31.12.2022 15.371,40 ₺
            01.01.2023 – 30.06.2023 19.982,83 ₺
            01.07.2023 – 31.12.2023 23.489,83 ₺
            01.01.2024 – 30.06.2024 35.058,58 ₺
            01.07.2024 – 31.12.2024 41.828,42 ₺

             

            Kaynak: https://www.csgb.gov.tr/istatistikler/calisma-hayati-istatistikleri/kidem-tazminati/kidem-tazminati-tavan-miktari/

            2024 yılı 4857 SAYILI İŞ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL)

            4857 SAYILI İŞ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL)
             

             

            Sıra

            No.

             

             

            Kanun Maddesi

             

             

            Ceza Maddesi

             

             

            Fiil

             

            2022 YILINDA UYGULANACAK CEZA MİKTARI (TL)

            (Yeniden Değerleme Oranı % 36,20)

             

            2023 YILINDA UYGULANACAK CEZA MİKTARI (TL)

            (Yeniden Değerleme Oranı %

            122,93)

             

            2024 YILINDA UYGULANACAK CEZA MİKTARI (TL)

            (Yeniden Değerleme Oranı

            % 58,46)

             
             

            1

             

            3

             

            98

             

            İşyerini muvazaalı olarak bildirmek

             

            47.409

             

            105.688

             

            167.473

            İşyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren vekillerine ayrı ayrı.
            2 5 99/1-a İşçilere eşit davranma ilkesine aykırı davranmak 397 885 1.402 Bu durumdaki her işçi için
             

            3

             

            7

             

            99/1-b

            Madde de öngörülen ilke ve yükümlülüklere aykırı olarak geçici işçi çalıştırmak 664 1.480 2.345 Bu durumdaki her işçi için
            4 7/2 (f) bendi 99/2 7. maddenin 2 fıkrasının f bendine aykırı davranmak 2.656 5.920 9.380 99/1-b ceza maddesinin dört katı
            5 8 99/1-c İş sözleşmesinin içeriğini belirtir yazılı belgeyi vermemek 397 885 1.402 Bu durumdaki her işçi için
            6 14 99/1-c Çağrı üzerine ve uzaktan çalışma hükümlerine aykırı davranmak 397 885 1.402 Bu durumdaki her işçi için
            7 28 99/1-d İşten ayrılan işçiye Çalışma Belgesi vermemek, belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazmak 397 885 1.402 Bu durumdaki her işçi için
            8 29 100 Madde hükmüne aykırı olarak işçi çıkartmak (toplu işçi çıkarma) 1.559 3.475 5.506 Bu durumdaki her işçi için
             

            9

             

            30

             

            101

             

            Engelli ve Eski Hükümlü Çalıştırmamak

            5.917 13.190 20.900 Çalıştırılmayan her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırılmayan her ay için
             

            10

             

            32

             

            102/a

            Ücret ile bu kanundan doğan veya TİS’den yada iş sözleşmesinden doğan ücreti kasten ödememek veya eksik ödemek 429 956 1.514 Bu durumda olan her işçi ve her ay için
             

            11

             

            32

             

            102/a

            Ücret, pirim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödememek 429 956 1.514 Bu durumda olan her işçi ve her ay için
            12 37 102/b Ücret hesap pusulası düzenlememek 1.559 3.475 5.506  
            13 38 102/b Yasaya aykırı ücret kesme cezası vermek veya kesintinin sebep ve hesabını bildirmemek 1.559 3.475 5.506  
            14 39 102/a Asgari ücreti ödememek veya eksik ödemek 429 956 1.514 Bu durumdaki her işçi ve her ay için
             

            15

             

            41

             

            102/c

            Fazla çalışmalara ilişkin ücreti ödememek, işçiye hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında kullandırmamak, fazla saatlerde yapılacak çalışmalar için işçinin onayını almamak.  

            755

             

            1.683

             

            2.666

             

            Bu durumdaki her işçi için

            16 52 102/b Yüzde ile ilgili belgeyi temsilciye vermemek 1.559 3.475 5.506  
            17 56 103 Yıllık ücretli izni yasaya aykırı şekilde bölmek, 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi için
            18 57 103 İzin ücretini yasaya aykırı şekilde ödemek veya eksik ödemek 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi için
            19 59 103 Sözleşmesi fesh edilen işçiye yıllık izin ücreti ödememek 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi için
             

            20

             

            60

             

            103

            Yıllık izin yönetmeliğinin esas usullerine aykırı olarak izni kullandırmamak veya eksik kullandırmak 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi için
            21 63 104 Çalışma sürelerine ve buna dair yönetmelik hükümlerine uymamak 4.173 9.302 14.739  
            22 64 104 Telafi çalışması usullerine uymamak 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi İçin
            23 68 104 Ara dinlenmesini uygulamamak 4.173 9.302 14.739  
            24 69 104 İşçileri geceleri 7.5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını değiştirmemek 4.173 9.302 14.739  
             

            25

             

            71

             

            104

            Çocukları çalıştırma yaşına ve çalıştırma yasağına aykırı davranmak 4.173 9.302 14.739  
            26 72 104 Yer ve sualtında çalıştırma yasağına uymamak 4.173 9.302 14.739  
            27 73 104 Çocuk ve genç işleri gece çalıştırmak veya ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı hareket etmek 4.173 9.302 14.739  
            28 74 104 Doğum öncesi – sonrası sürelerde kadın işçiyi çalıştırmak veya ücretsiz izin vermemek 4.173 9.302 14.739  
            29 75 104 İşçi Özlük dosyasını düzenlememek 4.173 9.302 14.739  
            30 76 104 Çalışma sürelerine ilişkin yönetmeliklere muhalefet etmek 4.173 9.302 14.739  
             

             

            31

             

             

            92/2

             

             

            107/1-a

            Çağrıldıkları zaman gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermemek, İş Müfettişlerinin 92/1.fıkrada yazılı görevlerini yapmak için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermemek ve bu yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmemek.  

            37.928

             

            84.552

             

            133.981

             
             

             

            32

             

             

            96/1

             

             

            107/1-b

            İfade ve bilgilerine başvurulan işçilere işverenlerce telkinlerde bulunma, gerçeği saklamaya yahut değiştirmeye zorlama veyahut ilgili makamlara ifade vermeleri üzerine onlara karşı kötü davranışlarda bulunmak  

            37.928

             

            84.552

             

            133.981

             
            33 107/2 İş Müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerinin yapılmasını ve sonuçlandırılmasını engellemek. 37.928 84.552 133.981  
            idari para cezası

            2023 Yılı İş Hukukuna İlişkin İdari Para Cezaları

            2023 Yılı İş Hukukuna İlişkin İdari Para Cezaları
             

            4857 İş

            Kanunu

             

            Konu

            Aykırılık Durumunda Cezai Yaptırım  

            Cezayı Gerektiren Fiil

             

            Ceza

            Miktarı

             

             

            3

             

             

            İşyerini Bildirme Yükümlülüğü

             

             

            98

            Maddenin ikinci fıkrasındaki işyerini muvazaalı olarak bildiren (alt işverenle ilgili bildirimi muvazaalı olan) asıl işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı.  

             

            105.689

            TL

             

            5

             

            Eşit Davranma İlkesi

             

            99/1 -a

            İşçilere eşit davranma ilkesine uyumayan işverene eşit davranmadığı her işçi için.  

            885 TL

             

            7

             

            Geçici İş İlişkisi

             

            99/1 -b

            Geçici iş ilişkisi hükümlerine aykırı davranan işverene aykırı davranılan her işçi için.  

            1.480 TL

             

            8

            İş Sözleşmesi Yapılmadığında İşçiye Verilmesi Zorunlu Belge  

            99/1 -c

             

            Çalışma koşullarına ilişkin belge vermeyen işverene belge verilmeyen her işçi için.

             

            885 TL

             

            14

             

            Çağrı Üzerine ve Uzaktan Çalışma

             

            99/1 -c

            Çağrı üzerine çalışma usulüne ilişkin hükümlere uymayan işverene hükümlere uyulmayan her işçi için.  

            885 TL

             

            28

             

            Çalışma Belgesi

             

            99/1 -d

            İşten ayrıldığı halde çalışma belgesi verilmeyen veya verilen çalışma belgesine yanlış bilgi yazılan her işçi için  

            885 TL

             

             

            7/f

             

            Geçici İş İlişkisi

            – Üretimde Öngörülemeyen Artış

             

             

            99/2. fıkra

            Öngörülen ilke ve yükümlülüklere aykırı olarak geçici işçi çalıştıran işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için.  

             

            5.921 TL

             

            29

             

            Toplu İşten Çıkarma

             

            100

            Toplu işten çıkarma hükümlerine aykırı davranarak işçi çıkaran işverene, işten çıkarılan her bir işçi için.  

            3.475 TL

             

            30

            Engelli ve Eski Hükümlü Çalıştırma Zorunluluğu  

            101

            İşverenin engelli işçi çalıştırma yükümlülüğü olduğu halde, çalıştırmadığı her engelli işçi ve çalıştırılmayan her ay için.  

            13.598 TL

             

             

             

            32

             

             

            Ücretin Ödenmemesi

             

             

             

            102/a

            Ücretin veya Kanundan; toplu iş sözleşmesinden ya da iş sözleşmesinden doğan ücretin kasten ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ücreti ödenmeyen her işçi ve her ay için.  

             

             

            956 TL

             

             

             

            39

             

             

             

            Asgari Ücret

             

             

             

            102/a

            Asgari ücretin ödenmemesi veya noksan ödenmesi; ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına yatırılmaması halinde her işçi ve her ay için.  

             

             

            956 TL

             

            37

             

            Ücret Pusulası

             

            102/b

            Ücret hesap pusulası düzenlenmemesi,  

            3.475 TL

             

            38

             

            Ücret Kesme

             

            102/b

            Yasaya aykırı olarak ücret kesme cezası verilmesi.  

            3.475 TL

             

             

            52

             

            Yüzdelerin Belgelenmesi

             

             

            102/b

            Yüzde usulü uygulanan işyerlerinde, her hesap pusulasının genel toplamını gösteren belgenin işçilerin seçtiği temsilciye verilmemesi.  

             

            3.475 TL

             

             

            41

             

            Fazla Çalışma Ücreti

             

             

            102/c

            Fazla çalışma ücreti ödenmeyen, hak ettiği serbest zamanı altı ay içinde kullandırılmayan, onayı alınmadan fazla çalıştırılan her bir işçi için.  

             

            1.683 TL

             

            56

            Yıllık Ücretli İznin Uygulanması  

            103

             

            Yıllık ücretli izni yasaya aykırı olarak bölünen her işçi için.

             

            1.683 TL

             

            57

             

            Yıllık İzin Ücreti

             

            103

            Yıllık izin ücreti yasaya aykırı şekilde veya eksik ödenen her işçi için.  

            1.683 TL

             

            59

            Sözleşmenin Sona Ermesinde İzin Ücreti  

            103

            İş sözleşmesinin sona ermesinde kullanmadığı iznin ücreti ödenmeyen her bir işçi için.  

            1.653 TL

             

            60

             

            İzinlere İlişkin Düzenlemeler

             

            103

            İzin yönetmeliğine aykırı olarak izin kullandırılmayan veya eksik kullandırılan her işçi için.  

            1.683 TL

             

            63

             

            Çalışma Süresi

             

            104

            Çalışma sürelerine ve bunlara ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak.  

            9.303 TL

             

            64

             

            Telafi Çalışması

             

            104

            Telafi çalışmasına ilişkin yasa hükümlerine uyulmadan çalıştırılan her işçi için.  

            1.683 TL

             

            68

             

            Ara Dinlenmesi

             

            104

            Ara

            dinlenmelerinin kanun hükmüne göre verilmemesi.

             

            9.303 TL

             

            69

            Gece Süresi ve Gece Çalışmaları  

            104

            İşçileri geceleri 7,5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını değiştirmemek.  

            9.303 TL

             

            71

            Çalıştırma Yaşı ve Çocukları Çalıştırma Yasağı  

            104

             

            Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı hükümlerine aykırı davranmak.

             

            9.303 TL

             

            72

            Yer ve Su Altında Çalıştırma Yasağı  

            104

             

            18 yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınları yer altı ve su altında çalıştırmak.

             

            9.303 TL

             

            73

             

            Gece Çalıştırma Yasağı

             

            104

            Çocuk ve genç işçileri gece çalıştırmak, çalıştırma yasağına ilişkin kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davranmak.  

            9.303 TL

             

            74

            Analık Halinde Çalışma ve Süt İzni  

            104

            Doğum öncesi ve sonrası sürelerde kadınları çalıştırmak veya ücretsiz izin vermemek.  

            9.303 TL

             

            75

            İşçi Özlük Dosyası  

            104

            İşçi özlük dosyalarını düzenlememek.  

            9.303 TL

             

            76

            Yönetmelik Hükümlerine Uymama  

            104

            Çalışma sürelerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak.  

            9.303 TL

             

            92

             

            Yetkili Makam ve Memurlar

             

            107

            İş müfettişlerinin davetine gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli belge ve delilleri göstermemek ve  

            84.553TL

            vermemek, müfettişlere gerekli kolaylığı göstermemek.
             

             

            96/1

             

             

            İşçi ve İşverenin Sorumluluğu

             

             

            107

            İş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere telkinde bulunmak, işçileri gerçeği saklamaya ya da değiştirmeye sevk etmek veya zorlamak.  

             

            84.553TL

             

             

             

            96/2

             

             

             

            İşçi ve İşverenin Sorumluluğu

             

             

             

            107

            İşçilerin; gerçeğe aykırı haberler vererek işvereni gereksiz işlemlerle uğraştırmaları veya haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları, denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmeleri, kötü niyetli davranışlarda bulunmaları.  

             

             

            84.553TL

             

             

            107/2

            İş Hayatının Denetimi ve Teftişi İle İlgili Hükümlere Aykırılık  

             

            107/2

             

            İş müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerini yapmalarını ve sonuçlandırmalarını engellemek.

             

             

            84.553TL

            Not: Uygulanacak idari para cezası miktarları her yıl yeniden değerleme oranında artırılmakta ve 1 (bir) TL’nin altındaki tutarlar dikkate alınmamaktadır. Yukarıda belirtilen idari para cezaları Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğünce uygulanır.
            edremit-sgk

            Sosyal Güvenlik Hukukuna İlişkin Kısa Bilgiler

            Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Alabilmenin Şartları

            8.9.1999-30.4.2008 tarihleri arasında ilk defa sigortalı olanlar emeklilikte yaş dışında diğer şartları sağlamak koşuluyla kıdem tazminatı alabilmeleri için;
            ????7000 prim gününü tamamlamaları
            ???? Ya da 25 yıl sigortalılık suresi ve 4500 prim günü şartını sağlamaları gerekir.

             

            Hangi Statüden Emekli Olunur? 

            ✅ 30.04.2008 tarihinden önce sigortalı olanlar son 2520 günde hangi statüde(SSK, Bağ-kur, E. Sandığı) hizmetleri daha fazlaysa o statüden emekli olur
            ✅ 01.05.2008 tarihinden sonra sigortalı olanlar tüm çalışma hayatı boyunca hangi statüde hizmetleri fazlaysa o statüden emekli olur.

             

            Prim / Sigortalılık İlişkisi

            ✅18 yaşın altında ödenen primler, toplam prim ödeme gün sayısına ve kademeli yaş hesabına dahil edilir ancak sigortalılık süresinin başlangıcı 18 yaşın dolduğu tarihten başlar
            ✅1/4/1981’den önce ise yaşa bakılmaksızın giriş tarihi sigortalılık süresi başlangıç tarihi kabul edilir

             

            Çalışma Süreleri 

            ✅Haftalık çalışma süresi en çok 45 saat
            ✅Günlük çalışma üst sınırı 11 saat
            ✅Gece çalışma üst sınırı (sağlık, güvenlik ve turizm işleri hariç) 7,5 saattir.
            ✅Bu süreleri aşan çalışmalar fazla çalışma olup, %50 zamlı ödenir.
            ✅Fazla çalışma süresi yılda 270 saati aşamaz.

             

            Deneme Süreli İş Sözleşmeleri

            ✅Deneme süresi 2 aydır, toplu iş sözleşmesi ile 4 aya kadar uzatılabilir.
            ✅ İşveren veya işçi deneme süresi içinde sözleşmeyi feshederse tazminat ödemez.
            ✅Deneme süreci, sigorta konusunda imtiyaz sağlamaz. İşçinin sigortası zamanında yapılmalı ve ücretleri tam ödenmelidir.

            İşsizlik Ödeneği (İşsizlik Maaşı)  

            ✅ İşsizlik ödeneği için 30 günlük başvuru süresi, zamanaşımı değil hak düşürücü süredir.
            ✅ 30 günlük başvuru süresini geçiren sigortalı, ne zaman işsizlik ödeneğine başvurursa kalan süreleri için işsizlik ödeneğine hak kazanır.

             

            Yabancılar İçin Çalışma İzni

            ✅ Çalışma izni olmadan yabancı uyruklu çalıştıran işverene normal sigortasız çalıştırma cezası hariç 35.816 TL,
            ✅ Çalışma izni olmaksızın bağımsız (4b) çalışan yabancıya 28.655 TL,
            ✅ Çalışma izni olmaksızın çalışan yabancı işçiye 14.319 TL idari para cezası uygulanır.(2023)

             

            Emeklilik Hesabında Dikkate Alınan Hizmetler

            Emeklilik başvurusunda;
            ✅Şüpheli(ş) kodlu işyerlerinden bildirilen hizmetler hesaplamaya dahil edilir
            ✅Kontrollü(k) ve sahte(s) kodu bulunan işyerlerinden bildirilen hizmetler dikkate alınmaz
            ✅ş ve k kodlu işyerleri için yapılacak denetim sonucuna göre yeni işlem tesis edilir.

             

            Sigorta Borçlanması

            ✅ Askerlik, doğum v.b. hizmet borçlanmaları ihtiyaç olan sure kadar yapılabilir.
            ✅ Borçlanma ödendikten sonra vazgeçilmesi durumunda, emekli aylığı bağlanmaması koşulu ile borçlanılan tutar geri talep edilebilir.

             

            2023 Cenaze Ödeneği

            2023 yılı için;

            ✅ Cenaze ödeneği tutarı: 2054 TL

            ✅ Emzirme ödeneği turarı: 520 TL

             

            Prim Gün Sayısına Ekleme

            ✅Ağır engelli çocuğu bulunan kadın sigortalıların 1.10.2008 tarihinden sonraki hizmetlerinin 1/4’ü prim ödeme gün sayısına eklenir ve bu süre yaştan da indirilir
            ✅Sadece 4A’lı çalışan kadın değil 4B, 4C, Ek5, Ek6, Ek9 kapsamında çalışan kadınlar da bu uygulamadan yararlanabilir.

             

            Geçici İş Göremezlik Ödeneği

            Geçici iş göremezlik ödeneği (Rapor parası)
            ✅ İş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle her gün için,
            ✅ Hastalık nedeniyle 3. günden (ilk 2 gün ödenmez) başlamak üzere her gün için ödenir.

             

            İş Kazası 

            ✅ İş kazası sonucunda gelir bağlanması veya rapor parası ödenmesi için gün şartı aranmaz.
            ✅ İş kazası sonucunda vefat eden sigortalının hak sahiplerine gün şartı aranmaksızın gelir bağlanır.

             

            Yıllık Ücretli İzin

            ✅İşçinin kullanmadığı yıllık izinleri bir sonraki yıla devreder ve devreden izinler diğer yıl kullanılmasa bile yanmaz.

            ✅İşçiye, işten ayrıldığında kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretleri, işten ayrıldığı tarihteki ücreti üzerinden ödenir.

             

            İşsizlik Ödeneği

            Hizmet akdinin feshinden önceki son üç yıl içinde;
            ✅600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün,
            ✅900 gün primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,
            ✅1080 gün primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün,
            işsizlik ödeneği ödenir.

            İşsizlik Ödeneğinin Miktarı – 2023

            2023 yılında işsizlik ödeneği(maaşı);

            ✅ En düşük 3.972,82 TL,

            ✅ En yüksek 7.945,63 TL olmuştur.

             

            ✅Hastalık raporlarında 3 günden az raporlar için geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez.
            ✅ Bu nedenle hastalık vaka türündeki 1 veya 2 günlük raporlar için işveren tarafından çalıştı-çalışmadı bildirimi yapılmasa bile idari para cezası uygulanmaz.

             

            Genel Sağlık Sigortası (GSS) Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma

            ✅ 4a-4b-4c kapsamındaki sigortalılardan; işten ayrılış tarihlerinden itibaren geriye dönük 1 yıl içerisinde 30 gün primi bulunanlar işten ayrılış tarihinden sonra 10 gün
            ✅ 90 gün primi bulunanlar işten ayrılış tarihinden sonra 100 gün daha sağlık hizmetlerinden yararlanırlar.

             

            Kıdem Tazminatının Hesabı

            Kıdem tazminatı;
            ✅Her tam yıl için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır.
            ✅Bir yıldan artan süreler için oranlanarak hesap yapılır.
            ✅Ödenecek miktarda son aydaki brüt ücret baz alınır.

             

            Maluller İçin Yaşlılık Aylığı (Kolaylaştırılmış Emeklilik)

            Çalışma gücü kayıp oranı;

            ✅ %50-%59 arasında olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 4320 gün
            ✅ %40-%49 arasında olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4680 günü olması durumunda yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar.

            Eşe Hakaret, Aşağılama, Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanma (Yargıtay Kararı)

            T.C YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
            Esas: 2021/ 7438 Karar: 2021 / 8563
            Karar Tarihi: 22.11.2021

            YARGITAY KARARI

            MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

            DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

            Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, nafakanın ve maddi tazminatın miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadının davası, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

            1-Davacı-karşı davalı kadının “lehine hükmedilen maddî tazminata” yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;

            İlk derece mahkemesince kadın yararına hükmedilen tazminata ilişkin olarak verilen hüküm kadın tarafından istinaf edilmeyerek kadın yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı-karşı davalı kadının, istinaf edilmeyerek kesinleşen maddî tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

            2-Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

            Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen “fiziksel şiddet” vakıasının bir kez yaşandığı, erkeğin kadından özür dilediği ve evliliğin devam ettiği; yine erkeğe yüklenen “güven sarsıcı davranış” vakıasının ise ispatlanamadığı bu sebeple kusur belirlemesinde esas alınamayacağı ancak erkeğin “kadına hakaret ettiği, onu aşağıladığı, ailesinin müdahalelerine sessiz kaldığı, ailesiyle birlikte kadına psikolojik şiddet uygulayarak evden gönderdikleri”, davacı-karşı davalı kadının da “sık sık evi terk ettiği ve intihara teşebbüs ettiği” anlaşılmaktadır. Mevcut delil durumuna göre gerçekleşen iş bu kusurlar nazara alındığında da boşanmaya sebep olan olaylarda bölge adliye mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere; davalı-karşı davacı erkeğin ağır, davacı-karşı davalı kadının az kusurlu olduğuna yönelik tespitinde sonuç itibariyle bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

            SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, davacı-karşı davalı kadının “lehine hükmedilen maddî tazminata” yönelik temyiz dilekçesinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 292.10’ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22.11.2021 (Pzt.)

            Boşanma davanız için Balıkesir Edremit’te bulunan Hukuk Ofisimizle irtibata geçebilirsiniz. 

            İletişim. 

            Yoksulluk Nafakası (Yargıtay Kararı)

            T.C YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
            Esas: 2021/ 8458, Karar: 2021 / 9414
            Karar Tarihi: 13.12.2021

            YARGITAY KARARI

            MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

            DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı

            Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, yoksulluk nafakası yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve manevî tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

            1-Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

            Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

            2-Davacı kadının temyiz itirazının incelenmesine gelince;

            Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesince davacı kadının yargılama sırasında çalışmaya başladığı, düzenli ve sürekli gelir getiren bir işi olduğu, bu nedenle yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine hükmedilmişse de; davacı kadın hakkında yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağında, davacı kadının çalışmadığı, gelirinin ve mal varlığının bulunmadığı belirtilmişse de Kadının 2019 yılında işe giriş kaydının olduğu ve tanık beyanlarında, davacı kadının tekstilde işçi olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. O halde, ilk derece mahkemesince davalı erkeğin de asgari ücretle çalıştığı göz önüne alınarak davacı kadının çalışıp çalışmadığının, çalışıyorsa yoksulluktan kurtaracak düzeyde düzenli ve sürekli bir gelirinin olup olmadığının, işten ayrılmışsa kendi isteği ile mi yoksa zorunlu olarak mı ayrıldığı hususları araştırılarak boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

            SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 292.10 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.13.12.2021 (Pzt.)

            Nafaka davanız için Balıkesir Edremit’te bulunan Hukuk Ofisimizle irtibata geçebilirsiniz. 

            İletişim. 

            Çalışmasının Tamamını Yurtdışında Yapan İşçiye Uygulanacak Hukuk (Yargıtay Kararı)

            T.C. YARGITAY 9.Hukuk Dairesi
            Esas: 2021/ 12547 Karar: 2021 / 16788
            Karar Tarihi: 22.12.2021

            YARGITAY KARARI

            BÖLGE ADLİYE

            MAHKEMESİ : … 6. Hukuk Dairesi

            DAVA TÜRÜ : ALACAK

            Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

            Y A R G I T A Y      K A R A R I
            Davacı İsteminin Özeti:
            Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ve bağlı alt firmaları nezdinde Ukrayna’da 07/2008-30/05/2014 tarihleri arasında kalıpçı olarak çalıştığını, en son aylık ücretinin 2.000 USD olduğunu, ilaveten barınma, yemek ve yılda iki defa Türkiye’ye dönüş bilet hakları olduğunu, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve prim alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı Cevabının Özeti:
            Davalı vekili, husumet itirazları olduğunu, dava konusu alacaklara çalışılan ülke mevzuatının uygulanması gerektiğini, iddia edilen ücreti kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
            İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

            İstinaf Başvurusu :
            İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

            Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
            Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

            Temyiz Başvurusu :

            Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

            Gerekçe:

            Taraflar arasında iş sözleşmesine uygulanacak hukuk konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

            Yabancılık unsuru, bir hukukî işlemi veya ilişkiyi ya da olayı birden fazla devletin hukuku ile irtibatlı hâle getiren unsurdur. İşçinin veya işverenin yabancı olması, işverenin işletme merkezinin yabancı bir ülkede bulunması, işçinin kendi işini mutad olarak yabancı bir ülkede yapması veya iş ilişkisinin yabancı bir ülke ile sıkı irtibatlı olduğunun durumun genelinden anlaşılması gibi hâllerde iş sözleşmesinde yabancılık unsurunun bulunduğundan söz edilir.

            5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 40. maddesine göre, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları belirler. Aynı Kanun’un 44. maddesi ise, bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini tayin eden özel bir yetki kuralı getirmiştir. Buna göre, bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda işçinin işini mutaden yaptığı işyerinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İşçinin, işverene karşı açtığı davalarda işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de yetkilidir.

            Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasında hâkimin, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygulayacağı ve yetkili yabancı hukukun içeriğinin tespitinde taraflardan yardım isteyebileceği belirtilmiştir. Yabancı hukukun içeriğinin tespiti, özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, hâkim gerekirse bilirkişi incelemesine de gidebilir. Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde, Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 2(2)).

            Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 5. maddesine göre, yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır. Kamu düzeni müdahalesi sınırlı ve istisnaî niteliktedir. Türk kamu düzeninin ihlâlini gerektirecek hâller, çoğunlukla emredici bir hükmün açıkça ihlâli halinde düşünülecektir. Fakat her emredici hükmün ihlâli halinde veya her emredici hükmü ihlâl eden bir yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırı bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, E. 2010/1 K. 2012/1 T. 10.02.2012). Örneğin, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, hafta ve genel tatil alacaklarına ilişkin hükümler iç hukukumuz bakımından emredici nitelikte olmakla birlikte, bunlara dair yabancı hukukun farklı düzenlenmeleri, sırf farklılıkları nedeniyle somut uyuşmazlıkta ortaya çıkan durum değerlendirilmeden Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un m. 5 uyarınca kamu düzeni müdahalesine neden olmaz. Keza uygulanması gereken yabancı hukukun işçiye Türk hukukundan daha az koruma getirmesi de tek başına kamu düzeni müdahalesi için yeterli bir sebep değildir. Kanunlar ihtilâfı hukukundaki kamu düzeni anlayışı, iç hukukun kamu düzeni anlayışından farklı ve daha dar kapsamlıdır.

            Bir yabancı hukuk kuralı Türk hukukunun temel değerlerine, Türk genel adap ve ahlak anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına ve hukuk siyasetine, Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklere milletlerarası alanda geçerli ortak ve kabul görmüş hukuk prensiplerine, ikili anlaşmalara, gelişmiş toplumların ortak benimsedikleri ahlak ve adalet anlayışına, medeniyet seviyesine siyasi ve ekonomik rejimine aykırı olması halinde kamu düzenimize aykırılığı söz konusu olabilir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, E. 2010/1 K. 2012/1 T. 10.02.2012). Örneğin yabancı hukukun, küçük çocukların çalışmasına ya da ücret ve diğer haklarda ırka dayalı ayrımcılık yapılmasına izin vermesi kamu düzenimize aykırıdır.

            Yabancı hukukun uygulanmasını engelleyen diğer bir durum ise, doğrudan uygulanan kurallardır (müdahaleci normlar). Bu kurallar, taraflardan ziyade, devlet organizasyonunun sosyal, ekonomik ve politik menfaatlerini gerçekleştirmeyi amaçlar. Bu açıdan vatandaş yabancı ayrımı gözetilmeden, yabancılık unsuru taşısın taşımasın, hukuk seçimi yapılsın yapılmasın, uygulama alanına giren her ilgili olay ve hukukî ilişkide mutlaka uygulanması gereken kurallardır (ŞANLI, Cemal/ESEN, Emre/ATAMAN-FİGANMEŞE, İnci, Milletlerarası Özel Hukuk, … 2019, s. 7; ÇELİKEL, Aysel/ERDEM, B. Bahadır, Milletlerarası Özel Hukuk, … 2020, s. 155). İş hukukunda işçiyi koruyan her emredici kural, doğrudan uygulanan kural olarak nitelendirilmez; ayrıca devlet organizasyonunun sosyal, ekonomik ve politik menfaatlerini de koruması gerekir. Bununla birlikte, emredici hükümler ile doğrudan uygulanan kuralların ayırt edilmesi her zaman kolay değildir ve tartışmalıdır. Doğrudan uygulanan kurallara, kamu hukuku nitelikli iş güvenliği hükümleri, özel işçi gruplarını koruyucu hükümler ve yasal greve ilişkin hükümler ve asgarî ücrete ilişkin düzenlemeler örnek olarak gösterilebilir (ELÇİN, Doğa, Milletlerarası Unsurlu Bireysel ve Toplu İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, … 2012, s. 189-195). Devlet organizasyonun korunması, çoğu olayda ülke ile belirli bir şekilde irtibatlı ya da ülkede gerçekleştirilen iş sözleşmelerinde söz konusu olur. Örneğin, tamamen yurt dışından ifa edilen bir iş ilişkisinde Türk hukukundaki asgarî ücrete ilişkin kuralın uygulama alanına giren bir olay ya da ihtilâf söz konusu olmaz (AYGÜL, Musa, “Yabancı Unsurlu İş Hukuku İhtilâfları ile İlgili Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi”, (Editörler, TANRIBİLİR, Feriha Bilge/GÜMÜŞLÜ TUNÇAĞI) Gülce, 10. Yılında Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, … 2017, s. 525-526; VURAL ÇELENK, Belkıs, “Yabancı Unsurlu İş Sözleşmelerinde For Devletinin Doğrudan Uygulanan Kurallarının Tespiti ve Uygulaması”, Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi, 2017/1, s. 286).

            Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un m. 27(1) uyarınca iş sözleşmesinin tarafları, sözleşme ile irtibatlı olsun olmasın diledikleri bir ülkenin hukukunu seçebilirler. Ancak tarafların seçmiş oldukları bu hukuk düzeninin, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî korumanın altında kalması hâlinde mutad işyeri hukuku uygulanır. Bu durumda, seçilen hukuk ile mutad işyeri hukuku arasında bir yararlılık karşılaştırması yapılmalıdır (DOĞAN, Vahit, “5718 Sayılı Kanununa Göre İş Akdine Uygulanacak Hukukun Tespiti”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2007, C. XI, S. 1-2, s. 153; BÜYÜKALP SARIÖZ, A. İpek, “Mutad İşyeri Kavramı ve Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un m.27/f.3’ün Uygulanması Sorunu”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, 2018, C. 8, S. 2, s. 211-212; ELÇİN, s. 89-100). Mutad işyeri, işin zaman ve içerik olarak ağırlıklı ifa edildiği işyeridir. Başka bir anlatımla, mutad işyeri, işçinin işini fiilen yaptığı yerdir. İşçinin ücretinin ne şekilde ve hangi para biriminden ödendiği mutad işyerinin belirlenmesi açısından belirleyici değildir. İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması, örneğin montaj için yurt dışında görevlendirilmesi durumunda, bu işyeri mutad işyeri sayılmayacaktır. Geçici çalışmanın ne kadar olacağı her olayın özelliğine göre hâkim tarafından belirlenmelidir. İşçi sadece yabancı ülkede çalışmak için işe alınmışsa ya da işveren çalışmak üzere yabancı ülkeye gönderdiği işçisini geri alma niyetinden veya işçi geri dönme niyetinden vazgeçerse, yabancı ülkeye gönderilen işçinin fiilen çalıştığı yer, mutad işyeri hâline gelir (AYGÜL, Musa/ÇOBAN, Nazlı, “Birden Fazla Ülkede İfa Edilen İş Sözleşmelerinde Mutad İşyerinin Tespiti”, Terazi Hukuk Dergisi, 2020, S. 169, s. 1822-1824;ELÇİN, s. 118-137; BÜYÜKALP SARIÖZ, s. 217).

            Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinde taraflar uygulanacak hukuku seçmemişlerse veya yapmış oldukları hukuk seçimi anlaşması herhangi bir sebepten geçerli değilse, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması hâlinde, bu işyeri mutad işyeri sayılmaz (MÖHUK m. 27(2)). İşin birden fazla ülkede ifa edilmesinde de, mutad işyerinin tespitine çalışılmalıdır. Bu hâlde mutad işyeri, Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarında ve doktrinde belirtildiği üzere, işçinin işini ifa faaliyetlerini veya ifa faaliyetlerinin çoğunluğunu gerçekleştirdiği yer, işçinin esas olarak işverene karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği yer, işçinin işini ifa etmek üzere hangi ülkede daha çok zaman geçirdiği, işin organize edildiği yer, işin esas kısmının ve ağırlıklı bölümünün yapıldığı yer gibi kriterlerden hareket edilebilir (Yargıtay 22. HD, E. 2016/9339 K. 2019/16564, T. 18.09.2019; AYGÜL/ÇOBAN, 1822-1824). Ancak işçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede yapması hâlinde iş sözleşmesi, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir (MÖHUK m. 27(3)). Esas işyeri ile kastedilen, işverenin işyeri merkezinin bulunduğu ülkedir. Örneğin açık denizlerde görev alan gemi adamları bakımından esas işyerinin bulunduğu ülke hukuku önem taşır. Ancak hâlin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşmeye mutad işyeri hukuku ve işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukuku yerine bu hukuk uygulanabilir (MÖHUK m. 27(4)). Daha sıkı ilişkili hukukun uygulanmasındaki en önemli unsur, işçinin menfaatidir (ELÇİN, s. 147). Örneğin, işçinin sosyal çevresinin Türkiye’de bulunması, Türkiye’nin sosyal güvence sistemi içinde yer alması, ücretinin Türkiye’de ve Türk Lirası üzerinden ödenmesi, işverenin Türk olması, iş sözleşmesinin Türk hukukuna özgü kurumlar gözetilerek düzenlenmesi, Türk hukukuna tâbi daha önceki bir iş sözleşmesine gönderme yapılması, iş sözleşmesinin Türkçe kaleme alınması gibi unsurların tamamının ya da önemli bir bölümünün varlığı hâlinde, iş sözleşmesinin Türk hukuku ile sıkı ilişki içinde olduğu sonucuna varılabilir (ELÇİN, 152).

            Sözleşmenin belirli süreli olarak yapılıp yapılamayacağı, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle işçinin hak kazanacağı tazminatlar, fazla çalışma, yıllık izin, işverence yapılan uygulama ve ödemelerin niteliği, zamanaşımı gibi hususlar Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un m. 27 uyarınca tayin edilen hukuka göre değerlendirilmelidir. Hafta tatili, dinî ve millî bayram günleri ve ücretlerini düzenleyen hükümler, doğrudan uygulanan kuraldır; ancak uygulama alanına giren iş ilişkilerine uygulanır. Örneğin tamamen yurt dışında ifa edilen bir iş ilişkisinde, dinî ve millî bayram günleri Türk hukukuna göre belirlenemez (AYGÜL, s. 528; ERDOĞAN, Ersin/ERDOĞAN, Canan, “Türkiye’den Yurt Dışına Götürülen İşçiler Hakkında Yargıtay Kararının Değerlendirilmesi”, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, 2016, C. 13, S. 50, s. 971-972).

            Somut uyuşmazlıkta; davalı işveren, davacı işçinin sadece yurt dışında çalıştığını, Türkiye’de çalışmasının bulunmadığı hususu gözönünde bulundurulduğunda Rusya Hukuku’nun uygulanması gerektiğini savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre çözümlenmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilmiştir.

            Davacı işçi ile davalı işveren arasında imzalanan 15/05/2009 tarihli yurt dışı iş sözleşmesinin tarafların iş ilişkisindeki hak ve yükümlüklerine ilişkin çalışma süresi, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin maddelerinde çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının belirtildiği, yine sözleşmenin 16. maddesinde de anlaşmazlık durumlarında sözleşme maddelerinde çalışılan ülke mevzuatının geçerli olduğunun belirtildiği hususlardaki ihtilafların çözümünde öncelikle çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının ifade edildiği ve bu suretle tarafların bir hukuk seçimi anlaşması yaptıkları görülmektedir. Davacı, talep konusu yapılan alacakların ilişkin olduğu çalışma döneminde, iş sözleşmesi kapsamında Rusya’da bulunan davalıya ait işyerinde çalışmış olup, bu durumda mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı yer olan Rusya olduğu sabittir.

            Tüm bu hususlar dikkate alındığında, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27/1. hükmü kapsamında taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan uyuşmazlık hakkında Rusya Hukuku’nun uygulanması gerekmektedir. Rusya Hukuku, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere aynı zamanda mutad işyeri hukukudur. Hal böyle olunca, gerekirse Rusya Hukuku’nda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle, dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

            Sonuç:

            Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

            İşçilik alacakları / tazminat davanız için Balıkesir Edremit’te bulunan Hukuk Ofisimizle irtibata geçebilirsiniz. 

            İletişim. 

            × Whatsapp