İşten Çıkış Kodunun Düzeltilmesi Davasında Husumet Kime Yöneltilir? Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi         2023/2724 E.  ,  2023/5948 K.
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; davalı … AŞ’ye (Securitas Şirketi) ait işyerinde çalışmakta iken noter aracılığıyla ihtar göndererek … sözleşmesini … taraflı olarak feshettiğini, ancak işten çıkış bildirgesinin 29 kod ile bildirilmesi nedeniyle hiçbir yerde … bulamadığını belirterek mağduriyetinin telafi edilmesini, maddi ve manevi tazminat hakkının saklı kalması kaydıyla … çıkış kodunun değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacının … sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle ve haklı nedenle feshedilerek, işten ayrılış nedeninin de Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bu şekilde bildirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı SGK Başkanlığı vekili; derdestlik, husumet, hak düşürücü süre ve yetki itirazı ile zamanaşımı def’inde bulunmuş, Kurumlarının işlemlerinin yasal mevzuat gereği yapılmış olduğunu, herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlık nedeni ile Kuruma usulüne uygun bir başvuru olup olmadığının resen araştırılarak başvuru olmaması hâlinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … 3. … Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2013/581 Esas, 2016/246 Karar sayılı dosyasının incelenmesinden davacı … … tarafından içlerinde işbu davanın davalısı Securitas Şirketinin de bulunduğu davalılar aleyhine açılan işçilik alacağı davasında, davacının davalı işveren bünyesinde 27.04.2011 – 14.08.2013 tarihleri arasında çalıştığı, … sözleşmesinin davacı tarafından noterden keşide edilen ihtarname ile fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi sebebiyle haklı olarak feshedildiği, bu hususunun aksinin davalı işverence ispatlanamadığından, davacının kıdem tazminatına hak kazandığı anılan kararın gerekçesinde belirtilerek davacının kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alındığı ve söz konusu dosyada verilen kararın Dairemizin 15…..2020 tarihli ve 2017/15740 Esas, 2020/5582 Karar sayılı ilâmı ile onandığı ve böylece davacının … sözleşmesinin haklı nedenle kendisi tarafından feshedildiği hususunun kesinleşmiş olduğunun anlaşıldığı, bu durumda işten çıkış kodunun 25 olduğunun açık olduğu, hâl böyle iken işveren tarafından SGK’ya bildirilen sigortalı işten ayrılış bildirgesinde sigortalının işten ayrılış nedeni olarak gösterilen 29 kodunun gerçeğe uygun olmadığı, davacının işten ayrılış kodunun 25 olarak düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı … vekili istinaf başvurusunda; davacının … sözleşmesinin devamsızlık yapması neticesinde haklı nedenle feshedildiğini, SGK’ya gerekli bildirimlerin bu doğrultuda yapılmış olup işten ayrılış bildirgesinin davalı Kurumca düzenlendiğini, davacının işten ayrılış kodunun değiştirilmesi yönündeki kararın hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda; Kurum işlemlerinin yasal mevzuat gereği yapılmış olup herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlık nedeni ile Kuruma usulüne uygun bir başvuru olup olmadığının resen araştırılarak başvuru olmaması hâlinde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, işten ayrılma kodu bildirim işleminin haksız olduğunun tespiti ve iptaline ilişkin davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz başvurusunda; istinaf başvurusundaki sebepleri tekrar etmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz başvurusunda; istinaf başvurusundaki sebepleri tekrar etmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işten ayrılış bildirgesindeki ayrılış kodunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 … maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı … vekilinin tüm, davalı SGK vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Belirtmek gerekir ki işten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarının yasal muhatabı işveren olup SGK’ya husumet yöneltilmesi doğru değildir. Davalı SGK’ya yönelik açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı … Şirketine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

2025 Yılı Çalışma İstatistikleri

Asgari Ücret

ASGARİ ÜCRETİN NETİNİN HESABI (TL / AY)

ASGARİ ÜCRETSGK PRİMİ% 14İŞSİZLİK SİG. PRİMİ % 1KESİNTİLER TOPLAMINET ASGARİ ÜCRET
26.005,503.640,77260,063.900,8322.104,67

İŞVERENE MALİYETİ (TL / AY)

ASGARİ ÜCRETSGK PRİMİ% 15.75 (İşveren Payı) (*)İŞVEREN İŞSİZLİK SİGORTA PRİMİ % 2İŞVERENE TOPLAM MALİYET
26.005,504.095,87520,1130.621,48

Kıdem Tazminatı Tavan Miktarı

01.01.2025 – 30.06.2025 = 46.655,43 – ₺

01.07.2025 – 31.12.2025 = 53.919,68 – ₺

2024 Yılı Çalışma İstatistikleri

ASGARİ ÜCRET

01/01/2024 – 31/12/2024 tarihleri arasında geçerli Asgari Ücret

ASGARİ ÜCRETİN NETİNİN HESABI (TL / AY)

 

ASGARİ ÜCRET 20,002.50
SGK PRİMİ% 14 2,800.35
İŞSİZLİK SİG. PRİMİ % 1 200.03
KESİNTİLER TOPLAMI 3,000.38
NET ASGARİ ÜCRET 17,002.12

İŞVERENE MALİYETİ (TL / AY)

ASGARİ ÜCRET 20,002.50
SGK PRİMİ% 15.5 (İşveren Payı) (*) 3,100.39
İŞVEREN İŞSİZLİK SİGORTA PRİMİ % 2 400.05
İŞVERENE TOPLAM MALİYET 23,502.94

 

Kaynak: https://www.csgb.gov.tr/asgari-ucret/

 

2024 yılı KIDEM TAZMİNATI TAVAN MİKTARLARI

1475 Sayılı İş Kanununun 14 üncü Maddesinin 2762 Sayılı Kanunla değişik 13 üncü Fıkrası gereğince; bu Kanuna tabi işçilerin kıdem tazminatlarının yıllık miktarı en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçememektedir.

12.9.1980 – 31.12 1982 döneminde ise 2320 Sayılı Kanunun 1 inci maddesi gereğince kıdem tazminatının yıllık miktarı 30 günlük asgari ücretin 7.5 katından fazla olamamaktaydı.

Halen Devlet Memurlarına bir hizmet yılı için ödenmekte olan emeklilik ikramiyesinin hesabında aşağıda belirtilen ödemelerin toplamı esas alınmaktadır :

1 – Aylık Gösterge X Aylık katsayısı

2 – Ek Gösterge X Aylık katsayısı

3 – Kıdem Aylığı Toplam Göstergesi X Aylık katsayısı

4 – Taban Aylık Göstergesi X Taban Aylık katsayısı

5 – En yüksek devlet memuru aylığının (Ek Gösterge Dahil) brüt tutarının her devlet memurunun kendi ek göstergesine göre farklılık gösteren oranına tekabül eden miktar

Not:
5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga ek 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan gruplar ve oranlar aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

-Ek göstergesi 8.400 ve daha yüksek olanlarda %255’ine,
-Ek göstergesi 7.600 (dahil) – 8.400 (hariç) arasında olanlarda %215’ine,
-Ek göstergesi 6.400 (dahil) – 7.600 (hariç) arasında olanlarda % 195’ine,
-Ek göstergesi 4.800 (dahil) – 6.400 (hariç) arasında olanlarda %165’ine,
-Ek göstergesi 3.600 (dahil) – 4.800 (hariç) arasında olanlarda %145’ine,
-Ek göstergesi 2.200 (dahil) – 3.600 (hariç) arasında olanlarda %85’ine,
-Diğerlerinde %55’ine,
oranı uygulanacaktır.
Bu itibarla en yüksek devlet memuruna bir hizmet yılı için ödenen emeklilik ikramiyesi aşağıdaki şekilde hesaplanmaktadır ;

 

01.07.2024 tarihi itibariyle:
1 – Aylık Göstergesi: 1500, Aylık Katsayısı: 0,907796
1500 x 0,907796 = 1.361,69
2- Ek Göstergesi: 8000, Aylık Katsayısı: 0,907796
8000 x 0,907796 = 7.262,37
3- Kıdem Aylığı Toplam Göstergesi: 500, Aylık Katsayısı: 0,907796
500 x 0,907796 = 453,90
4- Taban Aylığı Göstergesi: 1000, Taban Aylık Katsayısı:
1000 x 14,208727 = 14.208,73
5- (Aylık Gösterge + Ek Gösterge) X Aylık Katsayısı X 2,15 (% 215)
1500 + 8000 = 9.500,000
9500 x 0,907796 = 8.624,06
8.624,062 x 2,15 (% 215) = 18.541,73
= 1.361,694 7.262,368 453,898 14.208,727 18.541,733
= 41.828,42₺

Yıllara Göre Kıdem Tazminatı Tavan Miktarları

YÜRÜRLÜK TARİHLERİ MİKTAR (TL/YIL )
12.09.1980  –  30.04.1981 40.500
01.05.1981  –  31.12.1982 75.000
01.01.1983  –  31.12.1983 77.500
01.01.1984  –  30.06.1984 81.250
01.07.1984  –  31.12.1984 82.820
01.01.1985  –  30.06.1985 140.300
01.07.1985  –  31.12.1985 149.450
01.01.1986  –  30.06.1986 201.600
01.07.1986  –  31.12.1986 223.200
01.01.1987  –  30.06.1987 310.200
01.07.1987  –  31.12.1987 329.000
01.01.1988  –  30.06.1988 394.800
01.07.1988  –  31.12.1988 470.000
01.01.1989  –  14.04.1989 601.600
15.04.1989  –  30.06.1989 614.400
01.07.1989  –  14.07.1989 1.049.250
15.07.1989  –  31.12.1989 1.192.750
01.01.1990  –  30.06.1990 1.568.000
01.07.1990  –  31.12.1990 1.969.500
01.01.1991  –  30.06.1991 2.489.600
01.07.1991  –  14.07.1991 3.323.500
15.07.1991  –  31.12.1991 3.385.188
01.01.1992  –  14.01.1992 4.523.225
15.01.1992  –  30.06.1992 4.663.389
01.07.1992  –  31.12.1992 5.917.293
01.01.1993  –  30.06.1993 7.701.460
01.07.1993  –  14.07.1993 8.687.965
15.07.1993  –  30.09.1993 8.878.345
01.10.1993  –  31.12.1993 9.996.580
01.01.1994  –  31.03.1994 11.805.500
01.04.1994  –  30.06.1994 13.267.500
01.07.1994  –  30.09.1994 13.622.500
01.10.1994  –  31.12.1994 14.272.500
01.01.1995  –  31.03.1995 16.726.300
01.04.1995  –  14.04.1995 18.020.125
15.04.1995  –  14.11.1995 19.765.750
15.11.1995  –  31.12.1995 31.311.650
01.01.1996  –  30.06.1996 35.176.250
01.07.1996  –  31.12.1996 53.312.500
01.01.1997  –  30.06.1997 77.219.375
01.07.1997  –  31.12.1997 104.734.375
01.01.1998  –  30.06.1998 149.990.000
01.07.1998  –  30.09.1998 181.685.000
01.10.1998  –  31.12.1998 200.625.000
01.01.1999  –  30.06.1999 286.341.250
01.07.1999  –  31.12.1999 345.200.000
01.01.2000 – 14.06.2000 488.990.000
15.06.2000 – 30.06.2000 506.740.000
01.07.2000 – 14.12.2000 558.440.000
15.12.2000 – 31.12.2000 587.720.000
01.01.2001 – 14.04.2001 646.560.000
15.04.2001 – 14.05.2001 663.000.000
15.05.2001 – 14.06.2001 730.700.000
15.06.2001 – 30.06.2001 768.100.000
01.07.2001 – 15.09.2001 807.500.000
15.09.2001 – 14.10.2001 835.950.000
15.10.2001 – 14.11.2001 884.830.000
15.11.2001 – 14.12.2001 938.330.000
15.12.2001 – 31.12.2001 978.020.000
01.01.2002 – 14.05.2002 1.076.400.000
15.05.2002 – 30.06.2002 1.103.540.000
01.07.2002 – 30.09.2002 1.160.150.000
01.10.2002 – 31.12.2002 1.260.150.000
01.01.2003 – 01.07.2003 1.323.950.000
01.07.2003 – 31.12.2003 1.389.950.000
01.01.2004 – 30.06.2004 1.485.430.000
01.07.2004 – 31.12.2004 1.574.740.000
01.01.2005 – 30.06.2005 1.648,90 YTL
01.07.2005 – 31.12.2005 1.727,15  YTL
01.01.2006 – 30.06.2006 1.770,62 YTL
01.07.2006 – 31.12.2006 1.857,44 YTL
01.01.2007 – 30.06.2007 1.960,69 YTL
01.07.2007 – 31.12.2007 2.030,19 YTL
01.01.2008 – 30.06.2008 2.087,92 YTL
01.07.2008 – 31.12.2008 2.173,19 YTL
01.01.2009 – 30.06.2009 2.260,05 ₺
01.07.2009 – 31.12.2009 2.365,16 ₺
01.01.2010 – 30.06.2010 2.427,04 ₺
01.07.2010 – 31.12.2010 2.517,01 ₺
01.01.2011 – 30.06.2011 2.623,23 ₺
01.07.2011 – 31.12.2011 2.731,85 ₺
01.01.2012 – 30.06.2012 2.917,27 ₺
01.07.2012 – 31.12.2012 3.033,98 ₺
01.01.2013 – 30.06.2013 3.129,25 ₺
01.07.2013 – 31.12.2013 3.254,44 ₺
01.01.2014 – 30.06.2014 3.438,22 ₺
01.07.2014 – 31.12.2014 3.438,22 ₺
01.01.2015 – 30.06.2015 3.541,37 ₺
01.07.2015 – 31.08.2015 3.709,98 ₺
01.09.2015 – 31.12.2015 3.828,37 ₺
01.01.2016 – 30.06.2016 4.092,53 ₺
01.07.2016 – 31.12.2016 4.297,21 ₺
01.01.2017 – 30.06.2017 4.426,16 ₺
01.07.2017 – 31.12.2017 4.732,48 ₺
01.01.2018 – 30.06.2018 5.001,76 ₺
01.07.2018 – 31.12.2018 5.434,42 ₺
01.01.2019 – 30.06.2019 6.017,60 ₺
01.07.2019 – 31.12.2019 6.379,86 ₺
01.01.2020 – 30.06.2020 6.730,15 ₺
01.07.2020 – 31.12.2020 7.117,17 ₺
01.01.2021 – 30.06.2021 7.638,96 ₺
01.07.2021 – 31.12.2021 8.284,51 ₺
01.01.2022 – 30.06.2022 10.848,59 ₺
01.07.2022 – 31.12.2022 15.371,40 ₺
01.01.2023 – 30.06.2023 19.982,83 ₺
01.07.2023 – 31.12.2023 23.489,83 ₺
01.01.2024 – 30.06.2024 35.058,58 ₺
01.07.2024 – 31.12.2024 41.828,42 ₺

 

Kaynak: https://www.csgb.gov.tr/istatistikler/calisma-hayati-istatistikleri/kidem-tazminati/kidem-tazminati-tavan-miktari/

2024 yılı 4857 SAYILI İŞ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL)

4857 SAYILI İŞ KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL)
 

 

Sıra

No.

 

 

Kanun Maddesi

 

 

Ceza Maddesi

 

 

Fiil

 

2022 YILINDA UYGULANACAK CEZA MİKTARI (TL)

(Yeniden Değerleme Oranı % 36,20)

 

2023 YILINDA UYGULANACAK CEZA MİKTARI (TL)

(Yeniden Değerleme Oranı %

122,93)

 

2024 YILINDA UYGULANACAK CEZA MİKTARI (TL)

(Yeniden Değerleme Oranı

% 58,46)

 
 

1

 

3

 

98

 

İşyerini muvazaalı olarak bildirmek

 

47.409

 

105.688

 

167.473

İşyerini muvazaalı olarak bildiren asıl işveren ile alt işveren vekillerine ayrı ayrı.
2 5 99/1-a İşçilere eşit davranma ilkesine aykırı davranmak 397 885 1.402 Bu durumdaki her işçi için
 

3

 

7

 

99/1-b

Madde de öngörülen ilke ve yükümlülüklere aykırı olarak geçici işçi çalıştırmak 664 1.480 2.345 Bu durumdaki her işçi için
4 7/2 (f) bendi 99/2 7. maddenin 2 fıkrasının f bendine aykırı davranmak 2.656 5.920 9.380 99/1-b ceza maddesinin dört katı
5 8 99/1-c İş sözleşmesinin içeriğini belirtir yazılı belgeyi vermemek 397 885 1.402 Bu durumdaki her işçi için
6 14 99/1-c Çağrı üzerine ve uzaktan çalışma hükümlerine aykırı davranmak 397 885 1.402 Bu durumdaki her işçi için
7 28 99/1-d İşten ayrılan işçiye Çalışma Belgesi vermemek, belgeye gerçeğe aykırı bilgi yazmak 397 885 1.402 Bu durumdaki her işçi için
8 29 100 Madde hükmüne aykırı olarak işçi çıkartmak (toplu işçi çıkarma) 1.559 3.475 5.506 Bu durumdaki her işçi için
 

9

 

30

 

101

 

Engelli ve Eski Hükümlü Çalıştırmamak

5.917 13.190 20.900 Çalıştırılmayan her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırılmayan her ay için
 

10

 

32

 

102/a

Ücret ile bu kanundan doğan veya TİS’den yada iş sözleşmesinden doğan ücreti kasten ödememek veya eksik ödemek 429 956 1.514 Bu durumda olan her işçi ve her ay için
 

11

 

32

 

102/a

Ücret, pirim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödememek 429 956 1.514 Bu durumda olan her işçi ve her ay için
12 37 102/b Ücret hesap pusulası düzenlememek 1.559 3.475 5.506  
13 38 102/b Yasaya aykırı ücret kesme cezası vermek veya kesintinin sebep ve hesabını bildirmemek 1.559 3.475 5.506  
14 39 102/a Asgari ücreti ödememek veya eksik ödemek 429 956 1.514 Bu durumdaki her işçi ve her ay için
 

15

 

41

 

102/c

Fazla çalışmalara ilişkin ücreti ödememek, işçiye hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında kullandırmamak, fazla saatlerde yapılacak çalışmalar için işçinin onayını almamak.  

755

 

1.683

 

2.666

 

Bu durumdaki her işçi için

16 52 102/b Yüzde ile ilgili belgeyi temsilciye vermemek 1.559 3.475 5.506  
17 56 103 Yıllık ücretli izni yasaya aykırı şekilde bölmek, 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi için
18 57 103 İzin ücretini yasaya aykırı şekilde ödemek veya eksik ödemek 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi için
19 59 103 Sözleşmesi fesh edilen işçiye yıllık izin ücreti ödememek 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi için
 

20

 

60

 

103

Yıllık izin yönetmeliğinin esas usullerine aykırı olarak izni kullandırmamak veya eksik kullandırmak 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi için
21 63 104 Çalışma sürelerine ve buna dair yönetmelik hükümlerine uymamak 4.173 9.302 14.739  
22 64 104 Telafi çalışması usullerine uymamak 755 1.683 2.666 Bu durumdaki her işçi İçin
23 68 104 Ara dinlenmesini uygulamamak 4.173 9.302 14.739  
24 69 104 İşçileri geceleri 7.5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını değiştirmemek 4.173 9.302 14.739  
 

25

 

71

 

104

Çocukları çalıştırma yaşına ve çalıştırma yasağına aykırı davranmak 4.173 9.302 14.739  
26 72 104 Yer ve sualtında çalıştırma yasağına uymamak 4.173 9.302 14.739  
27 73 104 Çocuk ve genç işleri gece çalıştırmak veya ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı hareket etmek 4.173 9.302 14.739  
28 74 104 Doğum öncesi – sonrası sürelerde kadın işçiyi çalıştırmak veya ücretsiz izin vermemek 4.173 9.302 14.739  
29 75 104 İşçi Özlük dosyasını düzenlememek 4.173 9.302 14.739  
30 76 104 Çalışma sürelerine ilişkin yönetmeliklere muhalefet etmek 4.173 9.302 14.739  
 

 

31

 

 

92/2

 

 

107/1-a

Çağrıldıkları zaman gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermemek, İş Müfettişlerinin 92/1.fıkrada yazılı görevlerini yapmak için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermemek ve bu yoldaki emir ve isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmemek.  

37.928

 

84.552

 

133.981

 
 

 

32

 

 

96/1

 

 

107/1-b

İfade ve bilgilerine başvurulan işçilere işverenlerce telkinlerde bulunma, gerçeği saklamaya yahut değiştirmeye zorlama veyahut ilgili makamlara ifade vermeleri üzerine onlara karşı kötü davranışlarda bulunmak  

37.928

 

84.552

 

133.981

 
33 107/2 İş Müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerinin yapılmasını ve sonuçlandırılmasını engellemek. 37.928 84.552 133.981  

2023 Yılı İş Hukukuna İlişkin İdari Para Cezaları

2023 Yılı İş Hukukuna İlişkin İdari Para Cezaları
 

4857 İş

Kanunu

 

Konu

Aykırılık Durumunda Cezai Yaptırım  

Cezayı Gerektiren Fiil

 

Ceza

Miktarı

 

 

3

 

 

İşyerini Bildirme Yükümlülüğü

 

 

98

Maddenin ikinci fıkrasındaki işyerini muvazaalı olarak bildiren (alt işverenle ilgili bildirimi muvazaalı olan) asıl işveren ile alt işveren veya vekillerine ayrı ayrı.  

 

105.689

TL

 

5

 

Eşit Davranma İlkesi

 

99/1 -a

İşçilere eşit davranma ilkesine uyumayan işverene eşit davranmadığı her işçi için.  

885 TL

 

7

 

Geçici İş İlişkisi

 

99/1 -b

Geçici iş ilişkisi hükümlerine aykırı davranan işverene aykırı davranılan her işçi için.  

1.480 TL

 

8

İş Sözleşmesi Yapılmadığında İşçiye Verilmesi Zorunlu Belge  

99/1 -c

 

Çalışma koşullarına ilişkin belge vermeyen işverene belge verilmeyen her işçi için.

 

885 TL

 

14

 

Çağrı Üzerine ve Uzaktan Çalışma

 

99/1 -c

Çağrı üzerine çalışma usulüne ilişkin hükümlere uymayan işverene hükümlere uyulmayan her işçi için.  

885 TL

 

28

 

Çalışma Belgesi

 

99/1 -d

İşten ayrıldığı halde çalışma belgesi verilmeyen veya verilen çalışma belgesine yanlış bilgi yazılan her işçi için  

885 TL

 

 

7/f

 

Geçici İş İlişkisi

– Üretimde Öngörülemeyen Artış

 

 

99/2. fıkra

Öngörülen ilke ve yükümlülüklere aykırı olarak geçici işçi çalıştıran işveren veya işveren vekiline bu durumdaki her işçi için.  

 

5.921 TL

 

29

 

Toplu İşten Çıkarma

 

100

Toplu işten çıkarma hükümlerine aykırı davranarak işçi çıkaran işverene, işten çıkarılan her bir işçi için.  

3.475 TL

 

30

Engelli ve Eski Hükümlü Çalıştırma Zorunluluğu  

101

İşverenin engelli işçi çalıştırma yükümlülüğü olduğu halde, çalıştırmadığı her engelli işçi ve çalıştırılmayan her ay için.  

13.598 TL

 

 

 

32

 

 

Ücretin Ödenmemesi

 

 

 

102/a

Ücretin veya Kanundan; toplu iş sözleşmesinden ya da iş sözleşmesinden doğan ücretin kasten ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ücreti ödenmeyen her işçi ve her ay için.  

 

 

956 TL

 

 

 

39

 

 

 

Asgari Ücret

 

 

 

102/a

Asgari ücretin ödenmemesi veya noksan ödenmesi; ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakın zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına yatırılmaması halinde her işçi ve her ay için.  

 

 

956 TL

 

37

 

Ücret Pusulası

 

102/b

Ücret hesap pusulası düzenlenmemesi,  

3.475 TL

 

38

 

Ücret Kesme

 

102/b

Yasaya aykırı olarak ücret kesme cezası verilmesi.  

3.475 TL

 

 

52

 

Yüzdelerin Belgelenmesi

 

 

102/b

Yüzde usulü uygulanan işyerlerinde, her hesap pusulasının genel toplamını gösteren belgenin işçilerin seçtiği temsilciye verilmemesi.  

 

3.475 TL

 

 

41

 

Fazla Çalışma Ücreti

 

 

102/c

Fazla çalışma ücreti ödenmeyen, hak ettiği serbest zamanı altı ay içinde kullandırılmayan, onayı alınmadan fazla çalıştırılan her bir işçi için.  

 

1.683 TL

 

56

Yıllık Ücretli İznin Uygulanması  

103

 

Yıllık ücretli izni yasaya aykırı olarak bölünen her işçi için.

 

1.683 TL

 

57

 

Yıllık İzin Ücreti

 

103

Yıllık izin ücreti yasaya aykırı şekilde veya eksik ödenen her işçi için.  

1.683 TL

 

59

Sözleşmenin Sona Ermesinde İzin Ücreti  

103

İş sözleşmesinin sona ermesinde kullanmadığı iznin ücreti ödenmeyen her bir işçi için.  

1.653 TL

 

60

 

İzinlere İlişkin Düzenlemeler

 

103

İzin yönetmeliğine aykırı olarak izin kullandırılmayan veya eksik kullandırılan her işçi için.  

1.683 TL

 

63

 

Çalışma Süresi

 

104

Çalışma sürelerine ve bunlara ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak.  

9.303 TL

 

64

 

Telafi Çalışması

 

104

Telafi çalışmasına ilişkin yasa hükümlerine uyulmadan çalıştırılan her işçi için.  

1.683 TL

 

68

 

Ara Dinlenmesi

 

104

Ara

dinlenmelerinin kanun hükmüne göre verilmemesi.

 

9.303 TL

 

69

Gece Süresi ve Gece Çalışmaları  

104

İşçileri geceleri 7,5 saatten fazla çalıştırmak, gece ve gündüz postalarını değiştirmemek.  

9.303 TL

 

71

Çalıştırma Yaşı ve Çocukları Çalıştırma Yasağı  

104

 

Çalıştırma yaşı ve çocukları çalıştırma yasağı hükümlerine aykırı davranmak.

 

9.303 TL

 

72

Yer ve Su Altında Çalıştırma Yasağı  

104

 

18 yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınları yer altı ve su altında çalıştırmak.

 

9.303 TL

 

73

 

Gece Çalıştırma Yasağı

 

104

Çocuk ve genç işçileri gece çalıştırmak, çalıştırma yasağına ilişkin kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı davranmak.  

9.303 TL

 

74

Analık Halinde Çalışma ve Süt İzni  

104

Doğum öncesi ve sonrası sürelerde kadınları çalıştırmak veya ücretsiz izin vermemek.  

9.303 TL

 

75

İşçi Özlük Dosyası  

104

İşçi özlük dosyalarını düzenlememek.  

9.303 TL

 

76

Yönetmelik Hükümlerine Uymama  

104

Çalışma sürelerine ilişkin yönetmelik hükümlerine uymamak.  

9.303 TL

 

92

 

Yetkili Makam ve Memurlar

 

107

İş müfettişlerinin davetine gelmemek, ifade ve bilgi vermemek, gerekli belge ve delilleri göstermemek ve  

84.553TL

vermemek, müfettişlere gerekli kolaylığı göstermemek.
 

 

96/1

 

 

İşçi ve İşverenin Sorumluluğu

 

 

107

İş müfettişleri tarafından ifade ve bilgilerine başvurulan işçilere telkinde bulunmak, işçileri gerçeği saklamaya ya da değiştirmeye sevk etmek veya zorlamak.  

 

84.553TL

 

 

 

96/2

 

 

 

İşçi ve İşverenin Sorumluluğu

 

 

 

107

İşçilerin; gerçeğe aykırı haberler vererek işvereni gereksiz işlemlerle uğraştırmaları veya haksız yere kötü duruma düşürmeye kalkışmaları, denetim ve teftişin yapılmasını güçleştirmeleri, kötü niyetli davranışlarda bulunmaları.  

 

 

84.553TL

 

 

107/2

İş Hayatının Denetimi ve Teftişi İle İlgili Hükümlere Aykırılık  

 

107/2

 

İş müfettişlerinin teftiş ve denetim görevlerini yapmalarını ve sonuçlandırmalarını engellemek.

 

 

84.553TL

Not: Uygulanacak idari para cezası miktarları her yıl yeniden değerleme oranında artırılmakta ve 1 (bir) TL’nin altındaki tutarlar dikkate alınmamaktadır. Yukarıda belirtilen idari para cezaları Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğünce uygulanır.

Sosyal Güvenlik Hukukuna İlişkin Kısa Bilgiler

Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Alabilmenin Şartları

8.9.1999-30.4.2008 tarihleri arasında ilk defa sigortalı olanlar emeklilikte yaş dışında diğer şartları sağlamak koşuluyla kıdem tazminatı alabilmeleri için;
????7000 prim gününü tamamlamaları
???? Ya da 25 yıl sigortalılık suresi ve 4500 prim günü şartını sağlamaları gerekir.

 

Hangi Statüden Emekli Olunur? 

✅ 30.04.2008 tarihinden önce sigortalı olanlar son 2520 günde hangi statüde(SSK, Bağ-kur, E. Sandığı) hizmetleri daha fazlaysa o statüden emekli olur
✅ 01.05.2008 tarihinden sonra sigortalı olanlar tüm çalışma hayatı boyunca hangi statüde hizmetleri fazlaysa o statüden emekli olur.

 

Prim / Sigortalılık İlişkisi

✅18 yaşın altında ödenen primler, toplam prim ödeme gün sayısına ve kademeli yaş hesabına dahil edilir ancak sigortalılık süresinin başlangıcı 18 yaşın dolduğu tarihten başlar
✅1/4/1981’den önce ise yaşa bakılmaksızın giriş tarihi sigortalılık süresi başlangıç tarihi kabul edilir

 

Çalışma Süreleri 

✅Haftalık çalışma süresi en çok 45 saat
✅Günlük çalışma üst sınırı 11 saat
✅Gece çalışma üst sınırı (sağlık, güvenlik ve turizm işleri hariç) 7,5 saattir.
✅Bu süreleri aşan çalışmalar fazla çalışma olup, %50 zamlı ödenir.
✅Fazla çalışma süresi yılda 270 saati aşamaz.

 

Deneme Süreli İş Sözleşmeleri

✅Deneme süresi 2 aydır, toplu iş sözleşmesi ile 4 aya kadar uzatılabilir.
✅ İşveren veya işçi deneme süresi içinde sözleşmeyi feshederse tazminat ödemez.
✅Deneme süreci, sigorta konusunda imtiyaz sağlamaz. İşçinin sigortası zamanında yapılmalı ve ücretleri tam ödenmelidir.

İşsizlik Ödeneği (İşsizlik Maaşı)  

✅ İşsizlik ödeneği için 30 günlük başvuru süresi, zamanaşımı değil hak düşürücü süredir.
✅ 30 günlük başvuru süresini geçiren sigortalı, ne zaman işsizlik ödeneğine başvurursa kalan süreleri için işsizlik ödeneğine hak kazanır.

 

Yabancılar İçin Çalışma İzni

✅ Çalışma izni olmadan yabancı uyruklu çalıştıran işverene normal sigortasız çalıştırma cezası hariç 35.816 TL,
✅ Çalışma izni olmaksızın bağımsız (4b) çalışan yabancıya 28.655 TL,
✅ Çalışma izni olmaksızın çalışan yabancı işçiye 14.319 TL idari para cezası uygulanır.(2023)

 

Emeklilik Hesabında Dikkate Alınan Hizmetler

Emeklilik başvurusunda;
✅Şüpheli(ş) kodlu işyerlerinden bildirilen hizmetler hesaplamaya dahil edilir
✅Kontrollü(k) ve sahte(s) kodu bulunan işyerlerinden bildirilen hizmetler dikkate alınmaz
✅ş ve k kodlu işyerleri için yapılacak denetim sonucuna göre yeni işlem tesis edilir.

 

Sigorta Borçlanması

✅ Askerlik, doğum v.b. hizmet borçlanmaları ihtiyaç olan sure kadar yapılabilir.
✅ Borçlanma ödendikten sonra vazgeçilmesi durumunda, emekli aylığı bağlanmaması koşulu ile borçlanılan tutar geri talep edilebilir.

 

2023 Cenaze Ödeneği

2023 yılı için;

✅ Cenaze ödeneği tutarı: 2054 TL

✅ Emzirme ödeneği turarı: 520 TL

 

Prim Gün Sayısına Ekleme

✅Ağır engelli çocuğu bulunan kadın sigortalıların 1.10.2008 tarihinden sonraki hizmetlerinin 1/4’ü prim ödeme gün sayısına eklenir ve bu süre yaştan da indirilir
✅Sadece 4A’lı çalışan kadın değil 4B, 4C, Ek5, Ek6, Ek9 kapsamında çalışan kadınlar da bu uygulamadan yararlanabilir.

 

Geçici İş Göremezlik Ödeneği

Geçici iş göremezlik ödeneği (Rapor parası)
✅ İş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle her gün için,
✅ Hastalık nedeniyle 3. günden (ilk 2 gün ödenmez) başlamak üzere her gün için ödenir.

 

İş Kazası 

✅ İş kazası sonucunda gelir bağlanması veya rapor parası ödenmesi için gün şartı aranmaz.
✅ İş kazası sonucunda vefat eden sigortalının hak sahiplerine gün şartı aranmaksızın gelir bağlanır.

 

Yıllık Ücretli İzin

✅İşçinin kullanmadığı yıllık izinleri bir sonraki yıla devreder ve devreden izinler diğer yıl kullanılmasa bile yanmaz.

✅İşçiye, işten ayrıldığında kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretleri, işten ayrıldığı tarihteki ücreti üzerinden ödenir.

 

İşsizlik Ödeneği

Hizmet akdinin feshinden önceki son üç yıl içinde;
✅600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün,
✅900 gün primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün,
✅1080 gün primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün,
işsizlik ödeneği ödenir.

İşsizlik Ödeneğinin Miktarı – 2023

2023 yılında işsizlik ödeneği(maaşı);

✅ En düşük 3.972,82 TL,

✅ En yüksek 7.945,63 TL olmuştur.

 

✅Hastalık raporlarında 3 günden az raporlar için geçici iş göremezlik ödeneği ödenmez.
✅ Bu nedenle hastalık vaka türündeki 1 veya 2 günlük raporlar için işveren tarafından çalıştı-çalışmadı bildirimi yapılmasa bile idari para cezası uygulanmaz.

 

Genel Sağlık Sigortası (GSS) Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma

✅ 4a-4b-4c kapsamındaki sigortalılardan; işten ayrılış tarihlerinden itibaren geriye dönük 1 yıl içerisinde 30 gün primi bulunanlar işten ayrılış tarihinden sonra 10 gün
✅ 90 gün primi bulunanlar işten ayrılış tarihinden sonra 100 gün daha sağlık hizmetlerinden yararlanırlar.

 

Kıdem Tazminatının Hesabı

Kıdem tazminatı;
✅Her tam yıl için 30 günlük brüt ücret üzerinden hesaplanır.
✅Bir yıldan artan süreler için oranlanarak hesap yapılır.
✅Ödenecek miktarda son aydaki brüt ücret baz alınır.

 

Maluller İçin Yaşlılık Aylığı (Kolaylaştırılmış Emeklilik)

Çalışma gücü kayıp oranı;

✅ %50-%59 arasında olanlar 16 yıl sigortalılık süresi ve 4320 gün
✅ %40-%49 arasında olanlar 18 yıl sigortalılık süresi ve 4680 günü olması durumunda yaş şartı aranmaksızın yaşlılık aylığına hak kazanırlar.

Eşe Hakaret, Aşağılama, Psikolojik Şiddet Nedeniyle Boşanma (Yargıtay Kararı)

T.C YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
Esas: 2021/ 7438 Karar: 2021 / 8563
Karar Tarihi: 22.11.2021

YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, nafakanın ve maddi tazminatın miktarları yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, kadının davası, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Davacı-karşı davalı kadının “lehine hükmedilen maddî tazminata” yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;

İlk derece mahkemesince kadın yararına hükmedilen tazminata ilişkin olarak verilen hüküm kadın tarafından istinaf edilmeyerek kadın yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davacı-karşı davalı kadının, istinaf edilmeyerek kesinleşen maddî tazminata ilişkin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-karşı davacı erkeğe yüklenen “fiziksel şiddet” vakıasının bir kez yaşandığı, erkeğin kadından özür dilediği ve evliliğin devam ettiği; yine erkeğe yüklenen “güven sarsıcı davranış” vakıasının ise ispatlanamadığı bu sebeple kusur belirlemesinde esas alınamayacağı ancak erkeğin “kadına hakaret ettiği, onu aşağıladığı, ailesinin müdahalelerine sessiz kaldığı, ailesiyle birlikte kadına psikolojik şiddet uygulayarak evden gönderdikleri”, davacı-karşı davalı kadının da “sık sık evi terk ettiği ve intihara teşebbüs ettiği” anlaşılmaktadır. Mevcut delil durumuna göre gerçekleşen iş bu kusurlar nazara alındığında da boşanmaya sebep olan olaylarda bölge adliye mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere; davalı-karşı davacı erkeğin ağır, davacı-karşı davalı kadının az kusurlu olduğuna yönelik tespitinde sonuç itibariyle bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, davacı-karşı davalı kadının “lehine hükmedilen maddî tazminata” yönelik temyiz dilekçesinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple REDDİNE, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 292.10’ar TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 22.11.2021 (Pzt.)

Boşanma davanız için Balıkesir Edremit’te bulunan Hukuk Ofisimizle irtibata geçebilirsiniz. 

İletişim. 

Yoksulluk Nafakası (Yargıtay Kararı)

T.C YARGITAY 2. Hukuk Dairesi
Esas: 2021/ 8458, Karar: 2021 / 9414
Karar Tarihi: 13.12.2021

YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : Boşanma-Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, yoksulluk nafakası yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi ve manevî tazminat yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Davacı kadının temyiz itirazının incelenmesine gelince;

Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Bölge adliye mahkemesi ilgili hukuk dairesince davacı kadının yargılama sırasında çalışmaya başladığı, düzenli ve sürekli gelir getiren bir işi olduğu, bu nedenle yoksulluk nafakası şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine hükmedilmişse de; davacı kadın hakkında yapılan ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağında, davacı kadının çalışmadığı, gelirinin ve mal varlığının bulunmadığı belirtilmişse de Kadının 2019 yılında işe giriş kaydının olduğu ve tanık beyanlarında, davacı kadının tekstilde işçi olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. O halde, ilk derece mahkemesince davalı erkeğin de asgari ücretle çalıştığı göz önüne alınarak davacı kadının çalışıp çalışmadığının, çalışıyorsa yoksulluktan kurtaracak düzeyde düzenli ve sürekli bir gelirinin olup olmadığının, işten ayrılmışsa kendi isteği ile mi yoksa zorunlu olarak mı ayrıldığı hususları araştırılarak boşanma yüzünden yoksulluğa düşüp düşmeyeceğinin belirlenmesi, gerçekleşecek sonucuna göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, bu konuda eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 292.10 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davacıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.13.12.2021 (Pzt.)

Nafaka davanız için Balıkesir Edremit’te bulunan Hukuk Ofisimizle irtibata geçebilirsiniz. 

İletişim. 

Çalışmasının Tamamını Yurtdışında Yapan İşçiye Uygulanacak Hukuk (Yargıtay Kararı)

T.C. YARGITAY 9.Hukuk Dairesi
Esas: 2021/ 12547 Karar: 2021 / 16788
Karar Tarihi: 22.12.2021

YARGITAY KARARI

BÖLGE ADLİYE

MAHKEMESİ : … 6. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y      K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ve bağlı alt firmaları nezdinde Ukrayna’da 07/2008-30/05/2014 tarihleri arasında kalıpçı olarak çalıştığını, en son aylık ücretinin 2.000 USD olduğunu, ilaveten barınma, yemek ve yılda iki defa Türkiye’ye dönüş bilet hakları olduğunu, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve prim alacağının davalıdan tahsilini istemiştir.Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, husumet itirazları olduğunu, dava konusu alacaklara çalışılan ülke mevzuatının uygulanması gerektiğini, iddia edilen ücreti kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Temyiz Başvurusu :

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Gerekçe:

Taraflar arasında iş sözleşmesine uygulanacak hukuk konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Yabancılık unsuru, bir hukukî işlemi veya ilişkiyi ya da olayı birden fazla devletin hukuku ile irtibatlı hâle getiren unsurdur. İşçinin veya işverenin yabancı olması, işverenin işletme merkezinin yabancı bir ülkede bulunması, işçinin kendi işini mutad olarak yabancı bir ülkede yapması veya iş ilişkisinin yabancı bir ülke ile sıkı irtibatlı olduğunun durumun genelinden anlaşılması gibi hâllerde iş sözleşmesinde yabancılık unsurunun bulunduğundan söz edilir.

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un 40. maddesine göre, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları belirler. Aynı Kanun’un 44. maddesi ise, bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini tayin eden özel bir yetki kuralı getirmiştir. Buna göre, bireysel iş sözleşmesinden veya iş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda işçinin işini mutaden yaptığı işyerinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. İşçinin, işverene karşı açtığı davalarda işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri veya mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de yetkilidir.

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 2. maddesinin birinci fıkrasında hâkimin, Türk kanunlar ihtilâfı kurallarını ve yetkili olan yabancı hukuku re’sen uygulayacağı ve yetkili yabancı hukukun içeriğinin tespitinde taraflardan yardım isteyebileceği belirtilmiştir. Yabancı hukukun içeriğinin tespiti, özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, hâkim gerekirse bilirkişi incelemesine de gidebilir. Yabancı hukukun olaya ilişkin hükümlerinin tüm araştırmalara rağmen tespit edilememesi hâlinde, Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 2(2)).

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 5. maddesine göre, yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır. Kamu düzeni müdahalesi sınırlı ve istisnaî niteliktedir. Türk kamu düzeninin ihlâlini gerektirecek hâller, çoğunlukla emredici bir hükmün açıkça ihlâli halinde düşünülecektir. Fakat her emredici hükmün ihlâli halinde veya her emredici hükmü ihlâl eden bir yabancı kararın Türk kamu düzenine aykırı bulunduğunu söylemek olanaklı değildir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, E. 2010/1 K. 2012/1 T. 10.02.2012). Örneğin, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla mesai, hafta ve genel tatil alacaklarına ilişkin hükümler iç hukukumuz bakımından emredici nitelikte olmakla birlikte, bunlara dair yabancı hukukun farklı düzenlenmeleri, sırf farklılıkları nedeniyle somut uyuşmazlıkta ortaya çıkan durum değerlendirilmeden Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un m. 5 uyarınca kamu düzeni müdahalesine neden olmaz. Keza uygulanması gereken yabancı hukukun işçiye Türk hukukundan daha az koruma getirmesi de tek başına kamu düzeni müdahalesi için yeterli bir sebep değildir. Kanunlar ihtilâfı hukukundaki kamu düzeni anlayışı, iç hukukun kamu düzeni anlayışından farklı ve daha dar kapsamlıdır.

Bir yabancı hukuk kuralı Türk hukukunun temel değerlerine, Türk genel adap ve ahlak anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına ve hukuk siyasetine, Anayasa’da yer alan temel hak ve özgürlüklere milletlerarası alanda geçerli ortak ve kabul görmüş hukuk prensiplerine, ikili anlaşmalara, gelişmiş toplumların ortak benimsedikleri ahlak ve adalet anlayışına, medeniyet seviyesine siyasi ve ekonomik rejimine aykırı olması halinde kamu düzenimize aykırılığı söz konusu olabilir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı, E. 2010/1 K. 2012/1 T. 10.02.2012). Örneğin yabancı hukukun, küçük çocukların çalışmasına ya da ücret ve diğer haklarda ırka dayalı ayrımcılık yapılmasına izin vermesi kamu düzenimize aykırıdır.

Yabancı hukukun uygulanmasını engelleyen diğer bir durum ise, doğrudan uygulanan kurallardır (müdahaleci normlar). Bu kurallar, taraflardan ziyade, devlet organizasyonunun sosyal, ekonomik ve politik menfaatlerini gerçekleştirmeyi amaçlar. Bu açıdan vatandaş yabancı ayrımı gözetilmeden, yabancılık unsuru taşısın taşımasın, hukuk seçimi yapılsın yapılmasın, uygulama alanına giren her ilgili olay ve hukukî ilişkide mutlaka uygulanması gereken kurallardır (ŞANLI, Cemal/ESEN, Emre/ATAMAN-FİGANMEŞE, İnci, Milletlerarası Özel Hukuk, … 2019, s. 7; ÇELİKEL, Aysel/ERDEM, B. Bahadır, Milletlerarası Özel Hukuk, … 2020, s. 155). İş hukukunda işçiyi koruyan her emredici kural, doğrudan uygulanan kural olarak nitelendirilmez; ayrıca devlet organizasyonunun sosyal, ekonomik ve politik menfaatlerini de koruması gerekir. Bununla birlikte, emredici hükümler ile doğrudan uygulanan kuralların ayırt edilmesi her zaman kolay değildir ve tartışmalıdır. Doğrudan uygulanan kurallara, kamu hukuku nitelikli iş güvenliği hükümleri, özel işçi gruplarını koruyucu hükümler ve yasal greve ilişkin hükümler ve asgarî ücrete ilişkin düzenlemeler örnek olarak gösterilebilir (ELÇİN, Doğa, Milletlerarası Unsurlu Bireysel ve Toplu İş Sözleşmelerine Uygulanacak Hukuk, … 2012, s. 189-195). Devlet organizasyonun korunması, çoğu olayda ülke ile belirli bir şekilde irtibatlı ya da ülkede gerçekleştirilen iş sözleşmelerinde söz konusu olur. Örneğin, tamamen yurt dışından ifa edilen bir iş ilişkisinde Türk hukukundaki asgarî ücrete ilişkin kuralın uygulama alanına giren bir olay ya da ihtilâf söz konusu olmaz (AYGÜL, Musa, “Yabancı Unsurlu İş Hukuku İhtilâfları ile İlgili Yargıtay Kararlarının Değerlendirilmesi”, (Editörler, TANRIBİLİR, Feriha Bilge/GÜMÜŞLÜ TUNÇAĞI) Gülce, 10. Yılında Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, … 2017, s. 525-526; VURAL ÇELENK, Belkıs, “Yabancı Unsurlu İş Sözleşmelerinde For Devletinin Doğrudan Uygulanan Kurallarının Tespiti ve Uygulaması”, Yıldırım Beyazıt Hukuk Dergisi, 2017/1, s. 286).

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un m. 27(1) uyarınca iş sözleşmesinin tarafları, sözleşme ile irtibatlı olsun olmasın diledikleri bir ülkenin hukukunu seçebilirler. Ancak tarafların seçmiş oldukları bu hukuk düzeninin, işçinin mutad işyeri hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgarî korumanın altında kalması hâlinde mutad işyeri hukuku uygulanır. Bu durumda, seçilen hukuk ile mutad işyeri hukuku arasında bir yararlılık karşılaştırması yapılmalıdır (DOĞAN, Vahit, “5718 Sayılı Kanununa Göre İş Akdine Uygulanacak Hukukun Tespiti”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2007, C. XI, S. 1-2, s. 153; BÜYÜKALP SARIÖZ, A. İpek, “Mutad İşyeri Kavramı ve Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un m.27/f.3’ün Uygulanması Sorunu”, Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, 2018, C. 8, S. 2, s. 211-212; ELÇİN, s. 89-100). Mutad işyeri, işin zaman ve içerik olarak ağırlıklı ifa edildiği işyeridir. Başka bir anlatımla, mutad işyeri, işçinin işini fiilen yaptığı yerdir. İşçinin ücretinin ne şekilde ve hangi para biriminden ödendiği mutad işyerinin belirlenmesi açısından belirleyici değildir. İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması, örneğin montaj için yurt dışında görevlendirilmesi durumunda, bu işyeri mutad işyeri sayılmayacaktır. Geçici çalışmanın ne kadar olacağı her olayın özelliğine göre hâkim tarafından belirlenmelidir. İşçi sadece yabancı ülkede çalışmak için işe alınmışsa ya da işveren çalışmak üzere yabancı ülkeye gönderdiği işçisini geri alma niyetinden veya işçi geri dönme niyetinden vazgeçerse, yabancı ülkeye gönderilen işçinin fiilen çalıştığı yer, mutad işyeri hâline gelir (AYGÜL, Musa/ÇOBAN, Nazlı, “Birden Fazla Ülkede İfa Edilen İş Sözleşmelerinde Mutad İşyerinin Tespiti”, Terazi Hukuk Dergisi, 2020, S. 169, s. 1822-1824;ELÇİN, s. 118-137; BÜYÜKALP SARIÖZ, s. 217).

Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerinde taraflar uygulanacak hukuku seçmemişlerse veya yapmış oldukları hukuk seçimi anlaşması herhangi bir sebepten geçerli değilse, işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukuku uygulanır. İşçinin işini geçici olarak başka bir ülkede yapması hâlinde, bu işyeri mutad işyeri sayılmaz (MÖHUK m. 27(2)). İşin birden fazla ülkede ifa edilmesinde de, mutad işyerinin tespitine çalışılmalıdır. Bu hâlde mutad işyeri, Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarında ve doktrinde belirtildiği üzere, işçinin işini ifa faaliyetlerini veya ifa faaliyetlerinin çoğunluğunu gerçekleştirdiği yer, işçinin esas olarak işverene karşı yükümlülüklerini yerine getirdiği yer, işçinin işini ifa etmek üzere hangi ülkede daha çok zaman geçirdiği, işin organize edildiği yer, işin esas kısmının ve ağırlıklı bölümünün yapıldığı yer gibi kriterlerden hareket edilebilir (Yargıtay 22. HD, E. 2016/9339 K. 2019/16564, T. 18.09.2019; AYGÜL/ÇOBAN, 1822-1824). Ancak işçinin işini belirli bir ülkede mutad olarak yapmayıp devamlı olarak birden fazla ülkede yapması hâlinde iş sözleşmesi, işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukukuna tâbidir (MÖHUK m. 27(3)). Esas işyeri ile kastedilen, işverenin işyeri merkezinin bulunduğu ülkedir. Örneğin açık denizlerde görev alan gemi adamları bakımından esas işyerinin bulunduğu ülke hukuku önem taşır. Ancak hâlin bütün şartlarına göre iş sözleşmesiyle daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması hâlinde sözleşmeye mutad işyeri hukuku ve işverenin esas işyerinin bulunduğu ülke hukuku yerine bu hukuk uygulanabilir (MÖHUK m. 27(4)). Daha sıkı ilişkili hukukun uygulanmasındaki en önemli unsur, işçinin menfaatidir (ELÇİN, s. 147). Örneğin, işçinin sosyal çevresinin Türkiye’de bulunması, Türkiye’nin sosyal güvence sistemi içinde yer alması, ücretinin Türkiye’de ve Türk Lirası üzerinden ödenmesi, işverenin Türk olması, iş sözleşmesinin Türk hukukuna özgü kurumlar gözetilerek düzenlenmesi, Türk hukukuna tâbi daha önceki bir iş sözleşmesine gönderme yapılması, iş sözleşmesinin Türkçe kaleme alınması gibi unsurların tamamının ya da önemli bir bölümünün varlığı hâlinde, iş sözleşmesinin Türk hukuku ile sıkı ilişki içinde olduğu sonucuna varılabilir (ELÇİN, 152).

Sözleşmenin belirli süreli olarak yapılıp yapılamayacağı, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle işçinin hak kazanacağı tazminatlar, fazla çalışma, yıllık izin, işverence yapılan uygulama ve ödemelerin niteliği, zamanaşımı gibi hususlar Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un m. 27 uyarınca tayin edilen hukuka göre değerlendirilmelidir. Hafta tatili, dinî ve millî bayram günleri ve ücretlerini düzenleyen hükümler, doğrudan uygulanan kuraldır; ancak uygulama alanına giren iş ilişkilerine uygulanır. Örneğin tamamen yurt dışında ifa edilen bir iş ilişkisinde, dinî ve millî bayram günleri Türk hukukuna göre belirlenemez (AYGÜL, s. 528; ERDOĞAN, Ersin/ERDOĞAN, Canan, “Türkiye’den Yurt Dışına Götürülen İşçiler Hakkında Yargıtay Kararının Değerlendirilmesi”, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku Dergisi, 2016, C. 13, S. 50, s. 971-972).

Somut uyuşmazlıkta; davalı işveren, davacı işçinin sadece yurt dışında çalıştığını, Türkiye’de çalışmasının bulunmadığı hususu gözönünde bulundurulduğunda Rusya Hukuku’nun uygulanması gerektiğini savunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre çözümlenmesinde isabetsizlik görülmediği belirtilmiştir.

Davacı işçi ile davalı işveren arasında imzalanan 15/05/2009 tarihli yurt dışı iş sözleşmesinin tarafların iş ilişkisindeki hak ve yükümlüklerine ilişkin çalışma süresi, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin maddelerinde çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının belirtildiği, yine sözleşmenin 16. maddesinde de anlaşmazlık durumlarında sözleşme maddelerinde çalışılan ülke mevzuatının geçerli olduğunun belirtildiği hususlardaki ihtilafların çözümünde öncelikle çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının ifade edildiği ve bu suretle tarafların bir hukuk seçimi anlaşması yaptıkları görülmektedir. Davacı, talep konusu yapılan alacakların ilişkin olduğu çalışma döneminde, iş sözleşmesi kapsamında Rusya’da bulunan davalıya ait işyerinde çalışmış olup, bu durumda mutad işyerinin de işçinin işini fiilen yaptığı yer olan Rusya olduğu sabittir.

Tüm bu hususlar dikkate alındığında, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 27/1. hükmü kapsamında taraflar arasında bir hukuk seçimi anlaşması bulunduğundan uyuşmazlık hakkında Rusya Hukuku’nun uygulanması gerekmektedir. Rusya Hukuku, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere aynı zamanda mutad işyeri hukukudur. Hal böyle olunca, gerekirse Rusya Hukuku’nda uzman bir bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle, dava konusu uyuşmazlık bakımından değerlendirme yapılması ve dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç:

Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 22/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İşçilik alacakları / tazminat davanız için Balıkesir Edremit’te bulunan Hukuk Ofisimizle irtibata geçebilirsiniz. 

İletişim. 

Kanun Yollarına Başvuru Sırasında Adli Yardım Talebi (Yargıtay Kararı)

T.C. YARGITAY 9. Hukuk Dairesi
Esas: 2021/ 12356 Karar: 2021 / 16375
Karar Tarihi: 09.12.2021

YARGITAY KARARI

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Y A R G I T A Y K A R A R I

Mahkemece verilen karar taraflarca temyiz edilmiş olup, davacı tarafça temyizi esnasında adli yardım talebinde bulunulmuş, dosya temyiz incelemesine gönderilmiştir.

1-Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin Yargıtaya yapılacağı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 336/3. maddesinde hükme bağlanmış ise de, aynı maddenin ikinci fıkrasında; “talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır” hükmüne yer verilmiştir.

Davacı vekilinin adli yardım talebini içeren dilekçesi ekinde iddiasını dayandırdığı delilleri sunmadığı, sistem üzerinden yapılan sorgulamada davacının başka bir iş yerinde çalışmaya devam ettiği ve üzerine kayıtlı taşınmazı bulunduğu anlaşılmakla dosya kapsamına göre, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin ödemesi gereken temyiz giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu yönünde kanaat oluşmadığından davacının yapmış olduğu adli yardım talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davacının adli yardım talebinin reddine karar verildiğinden, temyiz yoluna başvurma ve maktu temyiz harcının kanunda öngörülen yedi günlük kesin süre içinde davacı tarafından tamamlanması, aksi halde temyiz başvurusundan vazgeçilmiş sayılacağı konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434. maddesi uyarınca davacı tarafa muhtıra çıkartılarak kanuni süre beklendikten sonra gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 09.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

× Whatsapp